Vazgecmem.NET

Anasayfa Yönetim Forum Kurallarımız Bize Ulaşın
Go Back   Vazgecmem.NET >
Vazgecmem.Net ~Eğlence~
> Serbest Kürsü
Vazgecmem.NET @ Facebook Hayran Sayfası

Serbest Kürsü Aklınıza Gelen Herşey...



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Y'aramızda Kalsın
Konudaki Cevap Sayısı
169
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
10897

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 22/09/2014, 00:27   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
konu Y'aramızda Kalsın











Ardında bıraktığı tüm anılar..
Acıtıyor değil mi?


Çekilmiş milyonlarca fotoğraf, birlikte seçilmiş tüm romanlar, uyayakalınan tüm geceler, verdiği onlarca söz, hissettirdiği milyonlarca duygu. Acıtıyor. Kaburga kemiklerini ağrıtıyor. Sızlıyorsun, özlüyorsun, yandığını hissediyorsun. Gözlerindeki yaşlar düşmesin diye yanaklarına, kapatmıyorsun bile göz kapaklarını.


Nefes alamıyorsun bazen, bazense ciğerlerini olmayan kokusuyla dolduruyorsun. Burada olduğunu, yanıbaşında durduğunu hayal ediyorsun, ama yetmiyor.


O’na dair bir şeyler arıyorsun etrafında,bir iz. Ona benzeyen yüzler, onun gibi kokan, onun gibi bakan, onun gibi gülen insanlar arıyorsun. Ama hiç kimsenin onun gibi olamayacağını da biliyorsun. Yalnız hissediyorsun, ihanete uğramış, hayalleri yıkılmış, parçalanmış. Anlatmak istiyorsun, anlamalarını istiyorsun. Anlamıyorlar.


Eskisi gibi olmasını diliyorsun her gece, “eskisi gibi olalım, ne olur” diye yalvarıyorsun. Duyan olmuyor, dinleyen olmuyor. Geri gelsin istiyorsun, kollarının arasına alsın yine. “Geçti, artık buradayım” desin. Bekliyorsun, içinde kalan küçücük umut parçalarıyla “belki” diyip sıkıca sarılıyorsun.


Zaman geçiyor, unutmaktan korkuyorsun. Sesi,kokusu, yüzündeki çizgiler yavaş yavaş gidiyor aklının köşesinden.Gittikçe tükeniyor içindekiler, “hiç olmazsa son bir kez göreyim.” diyorsun. Son bir kez sarılayım sımsıkı, son bir kez kaybolayım, kim olduğumu unutayım. Gider belki yine,ama sen yine de son bir kez mutlu olmak istiyorsun.


Son bir kez, yanında olmak istiyorsun.


Gunes bunu beğendi.



Konu Derin tarafından (21/04/2016 Saat 04:30 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Sponsor Reklam
Alt 22/09/2014, 00:33   #2
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart



Her ihtiyacım olduğunda yanımda, yakınımda, içimdeydin. İşledin içime, nefesim gibi oldun , sen yoksan bana bir haller oluyo ya, bunu yaptığın için suçlusun.
Bir insan kendine bağlarda bu kadar mı bağlar?
Dünyada herşeyden çok sevicek kadar, herşeyim olacak kadar sevdirir mi ?
N’olur benden önce sana bişey olmasın.Ölme benden önce.
Öleceksek beraber ölelim. Sana bir daha sarılamamak gibi bir hissin içine düşmek ne zordur?Daha önce kalbin için doktora gittiğinde doktorun”Çok çok düşük ölüm ihtimali var” dediğinde döktüğüm gözyaşları aklıma gelince,
o günler aklıma gelince kötü oluyorum ben, bi daha öyle şeyler yaşamak istemiyorum. Sen hep benim için sağlıklı ol.Hasta olsan seve seve bakarım ama sen hep sağlıklı ol, ben senin kötü olmana dayanamıyorum.



  Alıntı ile Cevapla
Alt 22/09/2014, 00:53   #3
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart






Bak bu benim bileklerim, parmaklarını düğümlediğin, dudaklarını gezdirdiğin, boynuna doladığın, avuçlarının arasında tuttuğun bileklerim.Bunlar da parmaklarım, yüzünün her yerinde gezen, yanaklarından, avuç içlerinden ayrılmak bilmeyen, dudaklarının üzerindeki her çizgiyi ezbere bilen parmak uçlarım.Bu da ben, hiç sevmediğim güneşin yüzüme temas etmesine izin veren, gözlerim kamaştıkça göz bebeklerini gören, gördükçe neyim varsa toplayıp her neredeysen oraya gelmek isteyen ben.Şimdi ne düşünüyorsun, gerçekten nereye dalıyor gözlerin, hangi yöne bakıyor avuç içlerin, kim görüyor gözlerini, kim geçiyor acaba güzel aklının kıyısından köşesinden?Geçenlerde bir şey fark ettim, ben kalbimi çıkarıp bir an bile düşünmeden, tüm kırgınlıklarıyla birlikte sana vermişim. Bu benim vücudum diye sahiplenmemişim, al kendine sakla, neyim varsa senindir demişim. Demişim, ne de güzel söylemişim.Düşünüyorum da, bana dokunduğun sürecekaç yerimden yara alırsam alayım, ölmezmişim.




Konu Derin tarafından (19/12/2015 Saat 00:52 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22/09/2014, 00:54   #4
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart

şimdi bırak işini gücünü bir tarafa,dudaklarımın biraz ötesindeki yastığa koy başını.
kapa gözlerini, bırak yüzüme doğru sıcacık nefesini.
bileklerin savunmasız kalsın, ellerin omuzlarımda.
zaten ezberlediğim yüzüne bırak da bir kere daha bakayım.
uykuyu unutup, bir adamın rüyalarında nasıl böyle güzel olabileceğine şaşırayım,
her şeyi unutup, yanaklarının hiç değişmeyen sıcaklığına, boynunun her zamanki pürüzlü haline,
kirpiklerinin gözlerinin üzerine uzanışına, kollarının savunmasızlığına tutunayım.bir daha ve bir daha,
dudaklarının üzerinde her çizgiye,
inip kalkan göğüs kafesine vurulayım.izin ver bana, bir sabah,
yalnızca bir sabah gözlerimi seninle açayım.

ama bil ki korkuyorum,
başımı koyduğum yastıktan,
gözlerimi kapadığım karanlıktan,
bitmek bilmeyen kabuslarımdan korkuyorum.

uyandığım zaman kollarının arasına koşma hakkımın olmamasından korkuyorum.
Adımı anmayacağın her sabahtan ölesiye korkuyorum.
İşte tam da bu yüzden gelmen lazım.
Gözlerini benimle kapatıp, benimle aralayıp,
yeni güne benimle başlaman lazım.
Bana gelmen, benimle olman lazım.
Ben seni bildim bileli sevdim.
Şu küçücük kalbimi yalnızca senin ellerinin
paramparça etmesi lazım.




Konu Derin tarafından (22/09/2014 Saat 00:56 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22/09/2014, 01:04   #5
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart








..güneş batacak.
Masama günün son ışıkları vuruyor, kolum pencerenin tam önünde duran masamın üstünde.
Ellerime bakıyorum, ellerin olmadan hangi sebeple, ne işe yarıyorlar bilmiyorum.
Ellerini tutmak edimini düşünüyorum, ”allahım mutluluğumu bu adamın avuç içlerine mi gizledin” diyorum sonra.
Bana bembeyaz bir sabah veya simsiyah bir gece yetiyor, karanlıklardan-aydınlıklardan parlayan göz bebeklerini çıkartıyorum.


Çıkartıyorum da oradan alıp yüreğimin tam ortasına bırakıyorum.

mesela diyorum,

neden odanda öylece duran,
uyurken tam karşında durup sana bakan,
pencerenden bakarken, bir şeyler karalarken seni görebilen dolabın olamıyorum,
masanda unuttuğun bardağın, parmaklarının arasına aldığın kalem olamıyorum?
Kafanı koyduğun yastığın yerine dizlerimi neden geçiremiyorum.
Neden yanından geçen onlarca insandan biri, bir yere yetişmeye çalışırken yanlışlıkla çarptığın küçük bir çocuk,
her gün döndüğün o köşede bekleyen seyyar satıcı olamıyorum.
Dudaklarına değen su şişesi mesela, gözlerinin daldığı herhangi bir su birikintisi. Bilmiyorum, çok mu abartıyorum?

Seni sevmek edimini düşünüyorum, aslında sadece seni.
dünyaya gelme sebebimi,
hala yaşıyor olmamın nedenini,
yalnızca seni.
boynunun hafif pürüzlü halini.
yalnızca masallara yaraşır mükemmeliğini,
sana aitliğimi.
seni.







Konu Derin tarafından (22/09/2014 Saat 01:14 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22/09/2014, 01:43   #6
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart







Uzun zaman oldu,karşılaşmadık,konuşmadık,
başımı kaldırıp yüzünün ince detaylarını incelemeyeli çok uzun zaman oldu.
Aynı yerde,farklı hayatlar yaşadık.
Küçücük bu şehirde karşıma çıkma ihtimalin bile düşüktü.
İlk zamanlar korkardım, ”ya karşılaşırsak?” düşüncesi korkuturdu beni.
Giderek bu düşüncenin yerini ”zaten karşılaşmayız”lar almaya başladı.
Yüzün silindi hafızamdan,sesin,mimiklerin,hep söylediğin,duymaya alıştığım o sözler unutuldu.
Belki hafızamın bir oyunuydu, belki de ben böyle olmasını istemiştim.
Çalan her telefona,gelen mesajlara ”sen” diye koşmamaya başladığımda silinmeye başlamıştı her bir hatıra,
alışkanlık,duyulanlar,söylenenler…
her şey.
Zaman değilde , sen unutturdun bana kendini.


Beklemediğin zamanda en güzel şeyler olurderler,

o yolun köşesinden dönünce seni görmeden önce inanmazdım pek bu söze.
Şöyle bir baktım da yüzüne her şeyin aynı,
kalbimde yarattığın her şey aynı.


Hafızamdan silinmişsin ama kalbim seni unutmamış.



  Alıntı ile Cevapla
Alt 23/09/2014, 02:06   #7
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart






ve ben,
sahipsiz gülüşlerin,
bana olsun istedim.
acıların, kırgınlıkların,
bende dursun istedim.


aklımdaki tüm yalanlarından sıyrılıp, ben seni yine çok özledim. Bakışların, gözlerimden hiç ayrılmasın istedim.


Öyle bir bakıyordun ki sevgilim, korkularımı,hüzünlerimi, gözyaşlarımı görüyordun en içimde. Hepsi sana aitti, biliyordun. Bu yüzden bana hep ” canımın içi” diyordun.
Canın olmak bile yeterken bana, canının ta içinde olmak yaşatıyordu beni. Sen bana bakıyordun, ben göz bebeklerinden yeniden doğuyordum. Kirpiklerinde sallanıyordu yüreğim, gözlerinin önünde kuş olup uçuyordum. Nefes alamazken ciğerlerim, dört nala koşuyordu yüreğim. Sen bana bakıyordun, ben ölüp diriliyordum sevgilim.
Aklımı,fikrimi,kalbimi sende unutuyor, seninle kim olduğumu hatırlıyordum. Dokunmak istiyor, ama kıyamıyordum.
Gönlümün en derinlerinde, seni her dakika yeniden seviyordum. Tek bir insanın üzerine, binlerce hayal kuruyordum. Tüm dileklerimi gitmemen için harcıyor, tüm korkularımı sana bağlıyordum.Uykularımı bölüyordu gözlerin, rüyalarıma giriyordu gülüşlerin. Her yer sen kokuyor, herkes senden bahsediyordu sanki.Sen sadece gözlerime bakıyordun ve ben seni içimde büyüttükçe büyütüyordum.


Gözlerinin gözlerimde,
ellerimin avuç içlerinde,
yüreğimin gönlünün en özel yerinde,
ve ben canının en içinde olmasını istiyordum.




Konu Derin tarafından (19/12/2015 Saat 00:52 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 23/09/2014, 02:13   #8
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart

-İnsan özlemekten ölür mü abi?


+Ölür, hem de her gün yavaş yavaş ölür.
Baktığı her yerde, küçük bir esintide, şu bardağın dibinde bile onu görür.
Boğazına kadar batar o özlemin içine,
özledikçe daha çok sever, sevdikçe daha çok yanar.
İnsan özlerken sevdiğini, her gün yavaş yavaş ölür. Sonra da sevdiğinin kalbine gömülür.



Sen, sen ol,özleyecek kadar çok sevme.


-Sevdim be abi, çok sevdim ben.
Şiir nedir bilmezken, onu arayıp buldum kısacık dizelerin içinden.
Şarkılarda gözüm dolar oldu benim, rüyalarımın anlamı oldu artık.
Aklım fikrim, gecem gündüzüm, dünüm bugünüm o oluverdi.
Ben farkına varmadan takıldım ağına.
Şu kadeh varya, hepsi ondan ibaret işte.
Miladım o benim, onun geldiği gün doğdum sanki ben.
Yanmışım ben abi, ölmüşüm ben.



+Neyse, içelim haydi.



  Alıntı ile Cevapla
Alt 23/09/2014, 02:39   #9
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart



Kapa gözlerini şimdi, düşün.

Benim en sevdiğim yeri düşün.

İzmir yolunda dağlara ve denize bakan, uçurumun en dibindeki o bankı,
ilk başlarda rahatsız eden, sonradan yüzünü okşadığını varsaydığın yanağına değen yaprakları düşün.
Gittikçe turunculaşan gökyüzünün altında, o bankta oturduğunu,
yüzüne değen rüzgardan yeterince hoşnut olmadığını ama sırf benim için kılını dahi kıpırdatmadığını düşün.
İstersen bir de beni, ellerinin üzerinde duran ellerimi, yüzüne doğru uçuşan saçlarımı düşün. Diz kapaklarımın üzerinde duran kolunu,
ve anlatamayacağım güzellikte ki sıcaklığını. Seni bulabilmek için ömrüm boyunca uğraşmışım ve sonunda bulmuşum gibi sarıldığımı.
Göğüs kafesimin içinde saklamak ister gibi, kalbimin içine almak, kalbin olmak ister gibi sarıldığımı düşün.
Her şeyi bırak bir kenara, o an sadece benimle olduğunu düşün.

Bizi düşün.

Çok uzak değil aslında,

seninleyken hiçbir uzaklık o kadar da mühim değil,
hiçbir acı dayanılmaz değil ve tattığım hiçbir sevgi böylesine güzel değil.
Bankın sert oluşundan rahatsız olma diye iki yastık getirdim bize, korkma.
Çay da yaptım kahve de, üşüdüm dediğin an çıkarılıp avuçlarının arasındaki bardağa doldurulmak üzere bekliyorlar.
Hangisini arzu edersen artık. Anlatacak ve soracak çok şeyim var.
Yanında nasıl hissettiğim gibi, yanımda olmanın sebeplerini sorgulamak gibi,
senden öncesini yaşamamış saydığım hayatımı anlatmak ve adını yapabileceğim en güzel şekilde tonlamak gibi. Üşüdüm demem, ceketini çıkartıp verirsin sonra.
Anlamazsın, üşüdüğün sürece ısınmamın mümkün olmadığını.
Gözlerine bakmadan geçirdiğim gün, görmeye değer hiçbir şeye rastlamadığımı.


Sana dokunamadığım, ulaşamadığım her zaman ellerimin titrediğini.
Sensiz geçirdiğim günlerde, söndürülemeyen bir yangının ortasında kalmaktan farksız olduğumu.
İstemesek de dönme zamanı gelir,
hava zifiri karanlık ve kapalı.
Benim en sevdiğim, seninse hiç sevmediğin.
Kapı önüne bırakışları, gitmek istemiyorum’ları,
parmaklarımın avuç içlerinden ayrılışını ve sanki son kezmiş gibi sarılışımı saymıyorum bile.
Duvarda bir kaç çatlak görürsün,
korkarsın belki. Korkma, ev yıkılmaz üstümüze.
Sen gittikten sonra benim üstüme yıkılır mı bilmem ama.

Sen sadece düşün sevgilim, bana gelirken, benden giderken,

benimle değilken düşün.
Tüm insanlığın, bizim birbirimizi bulmamız gereken zaman diliminde,
sadece yolumuza engel olarak yaratıldıklarını düşün.

ve unutma.
Biriyle olmak, onu yaşamak demek değilmiş.
Beni yaşadığını, aslında sadece benimleyken yaşadığını düşün.




Konu Derin tarafından (19/12/2015 Saat 00:52 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 23/09/2014, 02:50   #10
Durumu:
Çevrimdışı
Lydia
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 14
Bulunduğu yer: Ütopya'm
Mesajlar: 12.437
Konular: 1199
İlişki Durumu : Kendine Aşık
Aldiği Teşekkürler: 7839
Beğendikleri : 6828
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1343
Ruh Halim: Ruhsuz
Takımı:
Standart




Gecenin henüz ilerlememiş bir saatinde, git gide kararan bir gökyüzüm ve avuç içlerimi yakan bir kahve bardağım var. Etrafımı tasvir edemeyecek kadar yorgunum fakat sizin için yapacağım bunu. Rüzgarın odama girdiği pencerenin tam önünde oturuyorum, çenem titriyor, böyle bir havada üşüyorum. Ellerimi birbirine sürtüyorum, şuan diyorum,ellerimi senin ısıtıyor olman gerekirdi. Önümde çok beğenip kopardığım mor gülün kurumuş yaprakları ve birkaç tane içi isminle dolu defter var. Kahve avuçlarımı git gide yakıyor ve ben yine ellerimin altından kayan tenini düşlüyorum, ne özlem ama!


Küçük hayallerimin olduğunu fark ediyorum, seni güldürebilmek gibi. Yanağına düşen kirpiği almak sebebi ile parmaklarımın yüzüne değmesi gibi. Baş parmağımla yanaklarının her santimetre karesini okşayabilmek gibi. Gözlerimi açtığımda ne kadar rahat olduğuma şaşırıp, başımın omuz boşluğunda olduğunu hatırlayıp, sebepsiz yere gülümsemek, seni uyandırmamak için kılımı kıpırdatmayıp göz ucuyla yüzündeki her çizgiyi ezberlercesine seyretmek ve fark edip gözlerini kırptığın zaman seni uyandırdığım için suçluluk duymak gibi. Sanki seni uyandırma suçluluğunu üzerime almamış gibi, sessiz adımlarla mutfağa koşup, beceremediğim o çayı yeniden yapmaya çalışmak gibi. Arkamdan gülümsediğini bile bile sakarlıklarıma devam etmek gibi. İhtiyacım olduğu her an ellerimi sırtında kenetleme şansımın olması gibi. Evin kapısını arkandan üç kere kilitleyen de, aynı kapıyı sana defalarca açan da her zaman ben olmak istemem gibi. Çok büyük hayaller mi? İnan bilmiyorum, ama ben onlara çok büyük anlamlar yüklüyorum.


Rüzgar, önümdeki gül yapraklarını odanın her yerine dağıtıyor. Yerimden kalkıp toplamaya çalışsam da, birkaçını kaybediyorum. Diyorum ki; gerçekten böyle kolay bir edim mi? Kaybetmek.
Kay-bet-mek. Üç hece dokuz harf, milyonlarca acı. Nasıl oluyor da sana delicesine bir bağ ile sahip olduğumu bilirken, seni kaybetme olasılığı kırıyor tüm kemiklerimi? Nasıl oluyor da kırıldığımı anlar anlamaz, yüreğime dokunuveriyorsun?


Avuç içlerimden eksik etmediğim kahve yerine, çay doldurdum bu sefer. Sırf seviyorsun diye, sırf fazla kafein alışkanlığım seni huzursuz etmesin diye. Sırf kendiiçinde boğuldukça boğulan bu kızın;
istersen ölebileceğini bil diye.
Ellerimi bir birbirine sürtsem, saçlarımı şöyle bir dağıtsam sen kokacaksın. Beynimdekileri görebilsen, her saniyesinden sen çıkacaksın. Bunları anlatıyorum, ve anlatmaya da devam ediyorum.
Anla diye,
Seni nasıl bir tutkuyla sevdiğimi bil,
ve hep benimle kal diye.



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
acının , adı , ait , alıntılar , anlatan , ayrılık ve aşk , ayrılık ve kadın , ayrılık yazıları , ayrılık şiirleri , aşk , aşk cümleleri , aşk ile ilgili , aşk ile ilgili alıntılar , aşk ile ilgili cümleler , aşk ile ilgili güzel sözler , aşk ile ilgili kitaplar , aşk ile ilgili sözler , aşk ile ilgili yazılar , aşk ile ilgili şairlerin sözleri , aşk ile ilgili şiirler , aşk mektupları , aşk yazıları , aşka , aşka dair , aşka dair yazılar , aşkça , aşkla , aşkla ilgili cümleler , aşkla ilgili sözler , aşkla ilgili sözler dinle , aşkla ilgili sözler oku , aşkı , bazı , ben , benim , benleri , benlerini , bir , dan , değil , diye , dokunsun , düne , eller , en iyi yazılar , en iyi şiirler , erkege dair , erkekler ve kadınlar , esmeri , gibi , güncel yazılar , güzel cümleler , güzel sözler , güzel yazılar , halis karabenli , hayata dair yazılar , hergün , hicaz , hicran , instagram sözleri , kadına dair , kahraman tazeoğlu , kahve , kitap alıntıları , kitap ayracı , kitap cümleleri , kitap kurdu , kitap okuma halleri , kitap okumalı , kitap tumblr , kitaplar , kitaplardan , kitaplardan alıntılar , kitaplardan aşk sözleri , kitaplardan bazı paylaşımlar , kitaplardan sevgi sözleri , kitaplardan sözler , kokusu , lazım , mevlana , sebahattin ali , sevemez , sevgi , sevgi ile ilgili , sevgi ile ilgili alıntılar , sevgi ile ilgili cümleler , sevgi ile ilgili güzel alıntılar , sevgi ile ilgili güzel sözler , sevgi ile ilgili sözler , sevgi ile ilgili şairlerden alıntılar , sevgili , sevgiliye yazılan yazılar , söylemek , söylenmemiş , tumblr sözleri , varsa , yazarlar , yazarlardan sözler , yazdığım , yazılır , yeni , ünlü şairler , yok , yuja dab , yüzünde , özgür gümüşsoy , ´okunsun , şairlerden , şairlerden alıntılar , şairlerden cümleler , şairlerden güzel sözler , şairlerden sözler , şairlerden yazılar , şeyler , şimdi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Forum Hakkında Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Hit Sayacı:  

5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; Vazgecmem.Net olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından Vazgecmem.Net sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için bu bağlantı ie iletişime geçebilirsiniz bu çevrede, Vazgecmem.Net yönetimi en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.