Vazgecmem.NET

Anasayfa Yönetim Forum Kurallarımız Bize Ulaşın
Go Back   Vazgecmem.NET >
Vazgecmem.Net ~Genel ve Güncel Kategori~
> Günün Köşesi
Vazgecmem.NET @ Facebook Hayran Sayfası

Günün Köşesi Bugüne özel paylaşımlar



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Günün Haberi
Konudaki Cevap Sayısı
1004
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
26815

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 10/07/2017, 06:04   #951
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart



Hatay'da Polise Saldırı: 2 Şehit, 1 Yaralı


Hatay'ın Antakya ilçesinde Derince Bölge Trafik Müdürlüğü önündeki kontrol noktasına bir araçtan açılan ateş sonucu 2 polis şehit oldu, 1 polis yaralandı.


Hatay'da kentin girişinde bulunan Bölge Trafik Müdürlüğü önündeki kontrol noktasına bir otomobildenÿaçılan ateş sonucu 2 polis şehit oldu, 1 polis yaralandı. Kaçan saldırganların yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı.

Olay, saat 22.00 sıralarında Derince mevkii Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Tayfur Sökmen Kampüsü yakınındaki Bölge Trafik Müdürlüğü önünde meydana geldi.

Bölge Trafik Müdürlüğü önünde kente giriş-yapan araçlar üzerinde kontrol yapan polislerin üzerine, bir otomobilden ateş açıldı. Polislerin karşılık vermesi üzerine saldırganlar, olay yerinden kaçtı.


Polislerin anonsu üzerine olay yerine ambulanslar ve destek ekip gönderildi. Ağır yaralanan polisler, ambulanslar ile MKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Çok kan kaybettiği belirtilen polislerden 2’si tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Yaralı diğer polisin ise durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayın ardın bölgeyi ablukaya alan polis, kent genelinde operasyon başlattı. Yapılan çalışma sonucu saldırganların kullandığı otomobil, Alahan Mahallesi’nde terk edilmiş olarak bulunduğu öğrenildi. Güvenlik güçlerinin olaya ilişkin soruşturması devam ediyor.

Cumhuriyet



  Alıntı ile Cevapla
Alt 11/07/2017, 09:44   #952
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 29.111
Konular: 7142
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4562
Beğendikleri : 6862
REP Gücü : 34
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Bağırışları Duyan Vatandaşlar Gerçeği Öğrenince Şok Oldular


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Küçükçekmece’de içerisinden gelen bağırışlar üzerine durdurulan demir yüklü TIR'ın konteynırından ağır yaralı 3 mülteci çıktı. TIR'ın sürücüsü gözaltına alındı.

Olay, Küçükçekmece’de Sefaköy Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ani fren yapan bir TIR'ın konteynırından bağırışlar duyan vatandaşlar TIR'ı durdu. Brandası açılan TIR içerisinde taşınan demirlerin arasında sıkışmış vaziyette göçmen olduğu tahmin edilen 3 kişiye rastlandı. Demirler arasında sıkışan mültecilerin ağır yaralandığı belirlendi. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerince sıkıştıkları demirlerin arasından çıkarılan şahıslar hastaneye kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri uzun süre TIR içerisinde incelemelerde bulundu. İlk ifadesinde mültecilerin konteynırda olduğundan habersiz olduğunu öne süren TIR sürücüsü gözaltına alındı.

Bir görgü tanığı, “Tesadüfen geçerken sesi duyduk, TIR'ı durdurduk. Brandayı yırttık, itfaiyeyi, ambulansı çağırdık” dedi. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatıldı.


Milliyet



  Alıntı ile Cevapla
Alt 12/07/2017, 06:25   #953
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Sakarya Köprüsü Üzerinde Ölüm Dansı Başladı


Sakarya Nehri'nde gelişim süreçlerini tamamlayıp uçuşmaya başlayan 'Birgün' sineklerinin ölüm dansı başladı. Sinekler çiftleşme uçuşu yaptıktan sonra yere düşerek öldü.


Adapazarı’nda halk arasında ‘Birgün’ sinekleri olarak bilinen sucul sinekler, bu yıl da ışıkların etrafında uçmaya başladı. Beyaz renkli sucul sinekler, nehirdeki gelişim süreçlerini tamamladıktan sonra ilçedeki Eski Sakarya Köprüsü’nde toplandı. Milyonlarca sinek, aydınlık alanlarda çiftleşme uçuşu yaptıktan sonra yere düşerek öldü.
Nehir üzerinde uçuşan sinekler farklı bir görüntü oluşturdu. Ölüm uçuşu vatandaşların da ilgi odağı oldu. Ölü sinekler, yolları da beyaza bürüdü.


Her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında yaşanan bu anlara tanık olmak isteyen vatandaşlar köprüye koştu. Vatandaşlar o anları cep telefonlarıyla kaydetti.
Belediye ekipleri uçuş başladıktan sonra köprü ışıklarını kapattığı için, sineklerin sayısı bu yıl daha az oldu. Üniversitelerde araştırma konusu olan ölüm uçuşunun birkaç gün daha devam etmesi bekleniyor.

Sözcü



  Alıntı ile Cevapla
Alt 13/07/2017, 05:46   #954
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Tıbbın Geldiği Son Nokta: Hicri Yılın 17'si Hacamat



Sosyal medyada Medical Park Trabzon Yıldızlı Hastanesi ile ilgili paylaşılan bir duyuru dikkat çekti. Duyuruda, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Kadir Göde'nin, hastalara Hacamat’ın hangi günler yapılacağının tarihlerini vermesi dikkat çekti.



Odatv’ye konuşan Medical Park Trabzon Yıldızlı Hastanesi yetkilileri, Kadir Göde tarafından hastalara Hacamat yapıldığını doğrularken, duyuruya ilişkin bilgi vermedi. Kadir Göde’nin şuan izinde olduğunu ifade eden hastane yetkilileri gelecek aydan itibaren Hacamat’a yeniden başlanacağını ifade etti.

Fizik Tedavi ve Rehabitasyon Uzmanı Kadir Göde, sosyal medya hesabından Hacamat’ın “tedavi” yöntemi olduğu şeklindeki yazısını da paylaştığı görüldü. Ayrıca Göde’nin hastalarına tedavi için sülük yöntemini uyguladığını gösteren videoyu sosyal medya hesabından paylaştı.




BirGün



  Alıntı ile Cevapla
Alt 14/07/2017, 06:10   #955
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Adriana, Bir Müzik Kutusu ve Şiirle Bana Vuruldu

METİN Hara, bir anda bütün Türkiye’nin gündemine küt diye oturdu. Çünkü Adriana Lima’yla bol bol öpüştü! Biz Türkler şaşırdık kaldık!
Nasıl olur da çok da varlıklı ve yakışıklı olmayan Metin Hara gibi bir Türk çocuğu, Adriana Lima gibi bir Victorio Secret baş mankeniyle aşk yaşar?
Olamazdı!
Bunda bir iş vardı, çünkü imkânsızdı, kurguydu, reklamdı, işin içinde Acun vardı, o da bu plana dahildi, yoksa daha büyük bir Amerika planı mıydı, birileri bize yine bir şey kakalamaya çalışıyordu, acaba Adriana’ya kim ne kadar para vermişti Metin’le uluorta aşk yaşıyor gibi görünsün diye!
Paparazziler dağlara çıktı, biraz daha öpüşme fotoğrafı alabilmek için, bir kısım magazin gazetecisi de köşesinde, “Ben bu yola baş koydum, kurgu değilse, ben ben değilim!” türünden yazılar yazdı.
Bu kadar tantana üstüne yapılması gereken tek şey Metin Hara’yı aramaktı, ben de onu yaptım…
HAMİŞ: Bu arada hatırlatayım, o son derece küçümsenen Metin Hara, Üsküdar Amerikan mezunu, binlerce insana eğitim vermiş biri. Ama siz okuyun, kendiniz karar verin...
Metin Hara, bütün Türkiye seni konuşuyor…
- Olur böyle şeyler n’apalım Ayşecim…
Neredesiniz?
- Hâlâ Bodrum’dayız. Gitmedik bir yerlere. Biz işin magazinsel boyutunda değiliz. Yazılıp çizilenler de umurumuzda değil. Hele yenge, gayet rahat! “Her yerde, herkese, istediğin her şeyi söyleyebilirsin, istediğin her şeyi yapabilirsin!” diyor. Olay hakikaten bizim adımıza çok ilginç noktalara gidiyor. Reklam meklam lafları gayet salakça. Artık daha neler!
Dur, dur o zaman başlıyorum sormaya. “Bu iş kurgu! Her yerde öpüşmeler filan reklam! Aşk maşk yok” diyorlar. Öyle bir şey söyle ki, bu aşkın kurgu olmadığını kanıtla…
- Ayşecim, sen de senelerdir basının içindesin. Bir kadınsın, sen de ünlüsün. Gözünü seveyim, sana para teklif edilse ve sevmediğin bir adamla öpüş dense, öpüşür müsün? Kabul eder misin? Etmezsin di mi? Kim eder? Bunun böyle olduğunu düşünebilmek nasıl bir kafadır? Nasıl bir zihniyet buna ihtimal verir? Üstelik sözünü ettiğimiz kadın, dünyanın en ünlü, en çok para kazanan modeli. Zaten kazanmış kazanacağı kadar. Bu kadının çalıştığı markaların ve aldığı bütçelerin büyüklüğü inanılır gibi değil, bunun farkında mı değiller? Ya matematikleri bozuk ya da ahlakları!
İyi de siz de her yerde öpüşüyorsunuz kardeşim! Ve her yerde fotoğrafınız var. “O öpüşme karelerini verebilmek için belli açılarda durmuşlar! Basbayağı kurgu” deniyor. Dahası, bunu paparazziliği bilenler söylüyor. “Bu işte bir iş var! Gerçekten âşık olan adam kaybolur, görüntülenebileceği yerde durmaz!” diyorlar…
- Ayşecim, bizim kaldığımız çiftlik 50 dönüm. Birazdan sana bulunduğumuz yerdeki dağın fotoğrafını yollayacağım. Nereden çektiklerini gör. 1.5 km’den, upuzun teleobjektifle çekiyorlar. Biz de oraya branda gerdirdik. Onlar tabii böyle yazacak, böyle konuşacak. Bu sefer purolu, yatlı, fabrikalı adamlar kazanmadı, 30 TL’ye alınan bir müzik kutusu, bir kâğıda yazılan şiir kazandı! Gençler bunu bilsin. Artık sadece parayla olmuyor bu işler. Sadece dünyayı, havayı, insanları, çalışanları sömürenler kazanmıyor. Gönlü geniş, sıfatların ötesinde güzel bir kadın bile, bir tane şiire, bir müzik kutusuna, gayet rahat vurulabiliyor! Sana âşık oluyor! Gençler bunu örnek alsın, çekemeyenler de sodalarını içsinler! Çünkü daha büyük şeyler de olacak…
Nasıl yani? Ne demek istiyorsun?
- Aşk olarak da olacak, başarı olarak da olacak. Ben daha Birleşmiş Milletler’de seminer vereceğim. Bütün dünyanın Paulo Coelho’su olacağım. Binlerce insanın hayatını değiştireceğim. Her sene hedefime biraz daha yaklaşıyorum. O yüzden bu yazılıp çizilenlere hiç sinirim bozulmuyor. Hatta Demet Akalın da bir şey yazmış çok güldüm…


DEMET AKALIN ‘ESKİ KOCASI DA ŞAŞIYDI!’ DEMİŞ
Ne yazmış?
- “Önceki kocası da şaşıydı!” diye yazmış. Komik de. Ama hakikaten ka’le almıyorum. Amipten büyük zekâsı olan herhangi bir insan bu yaşadığımızın reklam olmadığını, olamayacağını anlar! Anlayabilmeli. Karşımızdaki kadın ünlü olmak için kendini parçalayan, reklama ihtiyacı olan bir Instagram fenomeni mi? İstemediği biriyle öpüşür mü? Başka şeylerle karıştırıyorlar! 7’nci sınıf kanallarda çıkıp Instagram fenomeni olan, sonra sansasyon ilişkiler yaşayan insanlara benzetiyorlar. Karşılarındaki kadının çapını bilmiyorlar, dünya çapında olduğunu kavrayamıyorlar.
Kötü niyet mi bu sence? Aşağılık kompleksi mi? Nedir? Erkek kıskançlığı mı? Bir Türk’ün, dünya çapında bir modelle aşk yaşayacağına mı inanmıyoruz? Senin boyunun kısalığı kalmadı, çirkinliğin kalmadı… Hakarete varan şeyler söylendi…
- Sen senelerdir kadına karşı şiddette “Hayır!” diyorsun. Bunun politik bir tarafı var mı? Yok. İnsani bir şey. Senin savunduğun şey bu, duruşun bu. “Kadını, çocuğu dövemezin, kimseye el kaldıramazsın, şiddet uygulayamazsın, cinsel istismarda bulunamazsın!” diyorsun. Sen bunları yazıyorsun. İyi bir şey yapıyorsun. Ama sana da küfrediyorlar. Demek istiyorum ki bizim ülkemiz böyle. Belki de bir dönem bu. Bu ülkenin kurucusuna bile küfrediyorlar. Bana etmişler çok mu? Ama ben söylüyorum, gökyüzüne âşık bir adamın çamurla işi olmaz! Benim ideallerim büyük. Ben bütün dünyaya açılacağım. Bu kitap da satacak, o şiirler de okunacak, o vakıflar da kurulacak. Bu çocuklar kurtarılacak, hapishanelere gireceğim, hastanelere gireceğim. Ama tabii ki kıskançlar da arkamdan konuşacak, sodalarını içecek, “Bu, PR!” diyecek, “Metin, illuminati diyecek, Rockefeller arkasında!” diyecek, ama ben yine bildiğimi okuyacağım. Şiirden de sanattan da insanlıktan da aşktan da vazgeçmeyeceğim. Herkes anlasın, artık bu kadar kalpsiz, bu kadar kötü bir dünya yok. Şu anda Finansbank, Turkcell gibi büyük şirketlerin hepsi, sufi nefes eğitimlerine başladı. Bu da iyi bir gelişme. En azından Türkiye’nin maço ağırlıklı erkek kısmı, içsel yolculuğun öneminin farkına vardı. Komik ama öyle…
“Havuç, Adrina Lima ise, içsel yolculuğa tamam!” mı diyorlar?
- (Gülüyor) Evet. “O yaptı lan!” diyorlar. Hakikaten ben yaptım. İsimleri açıklamıyorum ama ben zaten Hollywood yıldızlarıyla da çalışmaya başladım.
Bu arada sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada haberleriniz çıkıyor…
- Tabii ki öyle olacak. Çünkü kadın, bütün dünyada tanınan biri, sadece üçüncü dünya ülkesinde haber olacak halimiz yok. Biz biliyorduk bunu…

SEVDİĞİM KADINI ÖPERİM SANA NE!
İnsan çok âşıksa o çiftlikte kaybolmak ister. Seviş, öpüş ama odanda… Kapanırsın, kalabalıklarla işin olmaz. Ama siz dün Mehmedof’a gitmişsiniz…
- E sıkıldık. Beş gün kadını papağan gibi burada mı tutayım? 12 araba gazeteci bekliyor kapıda diye, ben niye kendi hayatımı kısıtlıyorum? Yenge, muhteşem bir şey söyledi dün bu arada: “Adam öldürmedik, uyuşturucu kullanmadık, kötü bir şey yapmadık, sadece aşk yaşıyoruz!” dedi. Gerçekten de öyle. Bizim hiçbir problemimiz yok. Dünya da aslında umurumuzda değil. Biz havaalanının lounge’unda öpüşüyorduk, bir hıyar çekmiş. Sevdiğim kadın, öperim, bu kadar! Sana ne? İndik, zaten basın buradaydı. Arkamızdaki arabaya çarptılar araya girmek için. Bu arada yazdıkları da doğru değil, biz hız mız yapmadık, alenen yalan yazıyorlar. Geldik, villanın tepesine tırmandılar. Bodyguard’lar getirttik, güvenliğinden korktuk kadının. Şimdi 12 araba bekliyor. Sen söyle, objektiflere yakalanmamanın imkânı var mı? Demin de dağa tırmandılar…
Hiç odandan çıkmazsın. Perdeni açmazsın…
- Ayşecim, bu bir seçimdir. Beni de anla ve n’olur saygısızlık gibi değerlendirme, ben geri adım atmayacağım. Ben kapımda gazeteci bekliyor diye, “Evet efendim, sepet!” efendim demeyeceğim, bana ne onlardan, ben hayatımı eskisi gibi yaşayacağım, onlar da buna alışacak. Ben yemeğe gitmek istiyorsa giderim, niye yani gazeteciler bizi takip edecek diye hapis hayatı yaşayalım? Balık yemeğe gitmeyeyim mi yani? Ben hayatım boyunca böyleydim. Ben yine insan haklarını savunacağım, kadın haklarını savunacağım, aşkımı savunacağım. Hiçbir şekilde kendimi kapatmam!

NUSRET’İNKİ BUSINESS BENİMKİ AŞK
Sen şimdi, “Dünyanın yeni Paulo Coelho’su olacağım” deyince, insan bir şüpheye düşüyor, ne diyor bu diye, yoksa kurgu mu? Biz mi manyağız, her şeyden şüphelenir olduk? Nusret’in “salt bea”sinin de bir kurgu, bir PR çalışması olduğunu düşünenler var…
- Ayşecim, o bir business, benimki bir aşk! Ben dünyanın en güzel kadınını parayla satın alarak, öperek mi Coelho olacağım. Yapma! Hakikaten böyle düşünenlerin gönlünden şüphe ediyorum. Böyle bir senaryoya inanılması IQ yoksunluğu ve hatta EQ yoksunluğu. Bu insanların zekâsı da yok, duygusal zekâsı da yok. Nasıl bir stratejidir bu?

TELEVİZYON PROGRAMI YAPACAĞIM YALAN ACUN’U TANIMIYORUM BİLE

“Televizyon programına başlıyormuşsun”, öyle deniyor…
- Bu da başka bir delilik! Benim Acun’la tanışıklığım yok, telefonum yok, onunla konuşmuşluğum yok, kontağım yok. Kısacası alakası yok! Program teklifi bile gelmedi. Böyle bir proje yok. Acun’la bir merhabamız bile yok. Komple uydurmuşlar. Kendileri çalıyor, kendileri oynuyor. Yani inanılır gibi değil. Ben Doğan TV’ye yakınım, istediğim zaman program yaparım, YouTube kanalımız onlarla ortak. Onlarla bile konuşmadık böyle bir şey. Nereden çıktı bu Acun. Ben niye Acun’la program yapayım? Böyle bir durumda koşup program yapar mıyım hem? Ben deli miyim? Köyde büyümedim ben.

BENİM YERİME HACI SABANCI OLSA ‘HELAL OLSUN’ DİYECEKLERDİ!
Diyelim ki Adriana Lima’nın sevgilisi Hacı Sabancı olsaydı…
- (Gülüyor) Bak, o zaman “Helal olsun!” diyeceklerdi! Ama söz konusu ben olunca akılları almıyor, sodalarını içip “Reklam, bu PR bu!” diyorlar. Beni tanıyanlar ise, “Helal olsun!” diyor. “Biz adamın gönlünü biliyoruz, kız arkadaşları için neler yaptığını biliyoruz, ne kadar tatlı bir adam olduğunu biliyoruz!” Benim tavsiyem, biraz kafa yapılarını değiştirsinler, ruhlarını satmadan. güzel güzel ekmeklerini kazansınlar. Ben hiç kimseye borcu olmayan, marka konferasında konuşan, kendi çapında 5 şirket ve 4 orman sahibi olan, yine kendi çapında bir hastane inşa eden bir adamım. Evet, kirada oturuyorum. Adriana Yenge’yi de, 5. Gazeteciler Sitesi’ndeki evime götürürüm, evin şekli şemali ya da nerede olduğu onun umurunda değil ki…

SEN BENİM HİÇ ESKİ SEVGİLİLERİMİ GOOGLE’LADIN MI?
İyi de, sen de Marlon Brando’nun genç hali değilsin! Bu kadın sende ne buldu?
- E tatlım, insanlar beni çok eleştiriyor. Tamam, fiziksel çok bir özelliğim yok ama sen hiç benim eski sevgililerimi Google’dın mı?
Hayır...
- E ben sana söyleyeyim o zaman. Aslı Tandoğan, Ekin Türkmen, Müge Boz, Beste Kökdemir. Bunlar benim eski sevgililerim. Hepsi inanılmaz güzel, kendi alanlarında inanılmaz başarılı, sempatik, yaratıcı, üretken ve çok güzel kadınlar. Hepsi de ünlü. Ben kimseye bir şey kanıtlamak durumunda değilim. Bugüne kadar de hep sessiz durdum. Birlikte olduğum kadınların hepsi zaten dünya güzeli ve dünya tatlısı. Muhteşem gönüllü kadınlar. Şimdi de kanlı canlı, gayet doğal, iki çocuk annesi, ailesine yardım eden Adriana Lima var hayatımda. Ben de onun hayatının bir parçasıyım. Nokta… Torpilsiz, parasız ve rüşvetsiz bunlar bir bok yapamıyor ya, çünkü “içeride” hiç bir şey yok ya, içleri, ruhları boş ya, aynı sistemin benim için de geçerli olduğunu düşünüyorlar. Ama ben, oyunculuk yaparken de iyiydim, terapistlik yaparken de insanlara yardım ederken de. Her yaptığım işe yüreğimi koyuyorum, arkadaşlığıma da aşkıma da. Kimin ne söylediğinin hiç önemi yok. Hiçbir kimseden, hiçbir kominiteden, tarikattan yardım almadan ben bu hale geldim. Ve evet, beğenseler de beğenmeseler de ben, çocukluğumdan beri dünyayla ilgili bir şeyler yapacaktım. Ve bunu, adım adım Türkiye’de inşa ediyorum, dünyaya da açılacağım. Çok rahatım. Çok netim. Ve biz çok mutluyuz. Acayip planlarımız var, keyfimiz yerinde…

YENGE, ‘SENİNLE HER ŞEYE HAZIRIM’ DİYOR
Yenge ne diyor bütün bunlara?
- O benden çok daha rahat! “Seninle her şeye hazırım, nerede gittiğimizin önemi yok, yeter ki senin yanında olayım!” diyor. Dün bizi, eski bir arabayla almaya geldiler. Dedim ki, “Its’ not a fancy car!” “Çok havalı, süslü bir araba değil pardon!” manasında bir şey söylemeye çalıştım. Bana baktı ve güldü, “Boş versene, gidiyorsa sorun yok!” dedi. Böyle bir kız. Para mara, gösteriş umurunda değil, dünya tatlısı bir şey. O yüzden benimle beraber...

ÖRGÜTLERLE MÖRGÜTLERLE NE BENİM NE DE GAZETEMİN İŞİ OLUR!
DÜN, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir tweet atmış, “Nuriye ile Semih”in DHKP-C örgüt üyesi olduğunu söylemiş. Beni de onları masumlaştırma ve şirin gösterme çabasıyla suçlamış.
Valla üzüldüm, kesinlikle kabul etmiyorum!
Ben, ölmek üzere olan 28 yaşındaki genç bir öğretmenin, çok âşık olduğu eşiyle röportaj yaptım. Onların hikâyelerini anlattım. Duygusal boyutta anlattım, ben siyasete bulaşmadım bile, aşk vardı o röportajda.
Avukatlarıyla da konuştum, “Bu insanlar örgüt üyesi mi?” diye sordum, “Hayır” dedi ve 2017 Mayıs itibarıyla hiçbir adli sicillerinin olmadığını söyledi. Zaten bu bilgi herkese açıkmış, avukat tweet atmış, pek çok yerde de çıkmış.
Benim örgütlerle mörgütlerle işim olmaz, gazetemin de olmaz ama bir gazeteci olarak insan hikâyeleri anlatmak vazifem.
Bugüne kadar cezaevinde tutuklu olan ve zor durumda olan pek çok kişinin eşiyle, ailesiyle konuştum, yaşadıkları dramı dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım; bu da onlardan biriydi.

Ayşe Arman
Hürriyet



  Alıntı ile Cevapla
Alt 14/07/2017, 06:29   #956
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Ben pek magazin okumam takip etmem uzun süredir gördüğüm ilk gördüğüm de vay adriana lima bir türk genciyle dediğim bir haberdi. Bananeydi.

Dün tıkladım bugün de Ayşe Arman'ın yazısını tıkladım iki gündür yüzümü gülümsetiyor bu genç.

Valla sadece mutluluklar dilemek düşer.

Başka haber mi yok diyecekseniz Var hem de çok var. Onurları ve işleri için 127 gündür açlık grevinde 2 genç 2 eğitimci var mesela. Gardiyanların "Siz hala ölmediniz mi?" dedikleri iki genç. Gazetelerin artık haber bile yapmadığı değersizleştirilmiş ölüme terk edilmiş iki genç.

Bu gerçeklerin içinde yüzümü gülümseten bu haberi seçtim.

Mina bunu beğendi.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 15/07/2017, 07:11   #957
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi

Türkiye tam 1 yıl önce kanlı bir darbe girişimine tanıklık etti. FET֒cü hainlerin kalkışmasına karşı, Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’a, muhalefet liderlerinden, vatandaşlara tüm Türkiye, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir direniş gösterdi. Bir halkın demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkmak için tanklara, silahlara karşı yüreği ile direndiği o en uzun gecede, Türkiye 249 evladını şehit verdi, 2 bin 196 kişi ise yaralandı



Saat 21.30 – 22.00: Başbakanlık Kızılay binasındaki koruma personeli, Genelkurmay Başkanlığı yerleşkesinden silah seslerinin geldiğini, Koordinasyon Merkezi'ne iletti. Bu ihbar üzerine Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Kontrol Merkezi (SKHKM) yetkilileri arandı. Yetkililer, “Ani müdahale mangaları tarafından tatbikat yapılıyor” yanıtını verdi.
Saat 22.00-22.20: Ankara'da Meclis ile Genelkurmay karargahının bulunduğu bölgede, F-16'ların alçak uçuş yapmaya başlaması üzerine tekrar SKHKM arandı ve yine aynı cevap verildi, F-16 uçaklarının hangi amaçla uçurulduğu, Genelkurmay Başkanlığı'na bir saldırı olup olmadığı, uçakların neden bu kadar alçaktan uçurulduğu yönündeki sorular ise yanıtsız kaldı. Bu sırada askeri birlikler tarafından Boğaz Köprüsü'nde yolların kesildiği haberi alındı. Gölbaşı Polis Özel Harekat Başkanlığı ile Havacılık Dairesi Başkanlığına, F-16 savaş uçakları ile askeri helikopterle hava saldırısı yapıldı. Ankara ve İstanbul'da bazı noktalarda tankların ve zırhlı personel taşıyıcıların sokağa çıktığı bilgileri de Koordinasyon Merkezi'ne ulaştı.
Saat 22:10: Havadan ve karadan tüm saldırılara karşı silahlı müdahale talimatı verildi. İçişleri Bakanlığı, tüm valilikler ile il emniyet müdürlükleri aranarak, alarma geçmeleri talimatı verildi. Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı'nda, tüm personel göreve çağrıldı, personele, ilave güvenlik önlemleri almaları, izinsiz geçişlere engel ve silahlı müdahalelere hazır olmaları, zırhlı araçlar dahil yardım talebinde bulunulması talimatı iletildi. Tüm polislere silahlı olarak görev yapma çağrısında bulunuldu ve Ankara ile İstanbul başta olmak üzere, kritik kamu binalarına girmeye çalışan her türlü unsura silahlı müdahale yetkisi verildi. Bu arada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar başta olmak üzere, kuvvet komutanları ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a ulaşılmaya çalışıldığı ancak cevap alınamadığı da kayıtlarda yer aldı. Genelkurmay Başkanlığı çevresinde silah sesleri duyulduğu ve komuta kademesinin rehin alındığı yönündeki bilgilerin kamuoyuna yansıması üzerine, saat 22.30-23.00 arasında bakanlar, Çankaya Yerleşkesi'ne intikal etmeye başladı.


Saat 22.45: Çankaya Köşkü üzerinde uçan dronlara (3 veya 4) uzun namlulu silahlarla ateş edildi. Dezenformasyonların yayılması ve provokasyon ihtimali nedeniyle Twitter, Facebook, Youtube ve benzeri sosyal medyaya yönelik kısa süreli uygulama yapılması kararı alındı.
Saat 22.56: Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay'ın talimatıyla, Başbakan Binali Yıldırım'ın televizyon yayınına bağlanması için temaslar kuruldu. İlk olarak saat 22.56'da TRT ile temas kuruldu ancak TRT'nin yayına bağlanamaması üzerine, saat 22.59'da NTV ile temasa geçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım, bakanlar, siyasi parti liderlerinin darbeye karşı açıklama yapmalarının uygun olacağı görüşü üzerine bu yönde çaba sarf edildi. TBMM'nin açık tutulması gerektiğine karar verilerek, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, beraberindeki heyetle TBMM'ye geçti. Diyarbakır, Hakkari, Şırnak, Siirt gibi illerin valileri aranarak, olası hareketlenmelere karşı tedbir almaları istendi.
Saat 23.05: Başbakan Binali Yıldırım, NTV'ye bağlanarak, “Bu bir kalkışmadır, buna izin vermeyeceğiz.” açıklamasını yaptı.Yenimahalle'de bulunan MİT yerleşkesine helikopterle saldırı düzenlenmesi üzerine çatışma çıktı. Meclis çevresinde askeri helikopter uçmaya başlaması, Genelkurmay Kavşağı'na çıkan yolların polis tarafından tutulması, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'e belediye araçları ve iş makineleri ile kritik kamu binaları giriş ve çıkışlarının kapatılması, tank ve zırhlı araç girişinin önlenmesi talimatı verildi.
Saat 23.30-23.50: TRT Yerleşkesi'ne giriş ve çıkışları engellemekle görevli polis ekibini aşan darbe girişimcileri, daha sonra TRT binasını işgal etti. TRT spikerine zorla Yurtta Sulh Konseyi'nin bildirisi okutuldu. Aynı dakikalarda Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde de Yurtta Sulh Konseyi'nin bildirisi yayınlandı. TÜRKSAT Genel Müdürlüğü aranarak, TRT yayınlarının iletiminin durdurulması talimatı verildi, Digitürk, d-smart gibi paketler dahil, tüm TRT yayınlarının iletiminin engellenmesi istendi, internet ortamında yayın yapan platformlardan TRT yayınlarının durdurulması için işlem başlatıldı. Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları başta olmak üzere, askeri tesislerin internet sitelerine erişim engeli getirilmesi için adım atıldı. TRT'nin işgalden kurtulması için, vatandaşların yerleşkeye yönlendirilmesi, polisin takviye edilmesi kararlaştırıldı.
Saat 23.00-00.00: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, vatandaşları, darbe teşebbüsünü protesto için meydanlara davet etti. Bu dakikalarda meydanlara çıkmak için AKP teşkilatlarının SMS yoluyla uyarılabileceği, camilerde ezan veya sela okutturulabileceği, belediye başkanlarından da destek alınabileceği değerlendirildi ve bunun için hazırlıklara başlandı. AKP Genel Merkezi'nden tüm teşkilata, “Sokaklara çıkmak için mesaj göndermeye hazır olun.” talimatı verildi. Diyanet İşleri Başkanlığı ve bazı müftüler aranarak, sela veya ezan okunmaya başlanması için hazırlık yapmaları ve müftülerden, imamları hazır tutmaları istendi.


Saat 23.55: İstanbul Atatürk Havalimanı'nda darbe girişiminde bulunanlar tarafından uçuş kontrol kulesine el konuldu ve uçuş trafiği durduruldu. Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay'ın talimatı ile uluslararası basına darbe girişimine dair ilk bilgilendirme saat 00.18 ile 00.30 arasında yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, CNN Türk canlı yayınına bağlanarak, halka sokağa çıkma ve darbe girişimine karşı direnme çağrısında bulunmasının ardından, yurdun tamamında halk darbe girişimine direnmek üzere, meydanlara akın etti. Darbe girişimine muhalefet partileri de tepki gösterdi, ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişimine karşı açıklamalarda bulundu.

Saat 01.00: Koordinasyon Merkezine, Atatürk Bulvarı, Hoşdere Caddesi ve Genelkurmay civarında 6 tankın araçları ezerek ilerlediği, Genelkurmay çevresinde ve karargah içinde çatışma çıktığı, Ankara Emniyet Müdürlüğüne uçak, helikopter ve tankla atış yapıldığı bilgisi geldi.
Saat 01.28: Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, “Komuta kademesi olarak bu girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz.” açıklamasında bulundu. Ardından, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı, “Eşkiyalar başarılı olamayacaklar.” dedi.
Saat 01.40: Atatürk Bulvarı ve Çankaya Köşkü üzerinden beş nolu giriş kapısı önüne ateş ederek, 5 zırhlı araç yaklaştı. Silah kullanılarak karşılık verildi ve 100 kişilik bir vatandaş grubunun da desteği ile püskürtüldü.
Saat 02.00: Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, minarelerden sela okunması çağrısında bulundu.
Saat 02.30: MİT Basın Danışmanı Nuh Yılmaz, “Darbe püskürtüldü” açıklamasını yaptı.Saat 02.40'da ise TBMM'ye savaş uçağı tarafından iki bomba atıldı.
Saat 02.55: TRT'yi basan askerlerin halk ve polis tarafından püskürtülmesinin ardından, TRT Genel Müdürü Şenol Göka, bildirinin silah zoru altında TSK adına okutulduğu ve çok zor saatler geçirdikleri yönünde açıklamada bulundu. TRT Yerleşkesi'ne toplanan vatandaşlar, burada darbe girişimini protesto etti. Diğer kanallarda işgal ihtimali üzerine tedbirler artırıldı. İşgal edilen ve CNN Türk, Hürriyet ve hurriyet.com.tr'nin bulunduğu Doğan Medya Center'da darbe karşıtı protestoların güçlendirilmesi istendi. Saat 03.22'den itibaren Meclis sabaha kadar sürecek şekilde, aralıklarla yeniden bombalanmaya başlandı.


Saat 03.39: Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ikinci kez savaş uçağı ve helikopterler tarafından vuruldu.
Saat 04.00: Marmaris'te kaldığı otelden ayrıldıktan sonra İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın mensuplarının karşısına çıktı.
Saat 04.12: Meclis, bir kez daha vuruldu ve Genelkurmay Başkanlığı çevresindeki askeri helikopterden halka ateş açıldı.
Saat 05.40: Boğaziçi Köprüsü'nde top atışı yapılması nedeniyle, bir TOMA alev aldı.
Saat 05.45: Harbiye'deki TRT İstanbul Radyosu'nu basan askerlerin teslim olduğu bilgisi verildi.
Saat 06.01: İstanbul Boğazı, deniz ulaşımına kapatıldı.
Saat 06.23: Beştepe'deki
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne bomba atıldı.
Saat 06.40: Boğaziçi Köprüsü'ndeki askerler, teslim oldu.
Saat 06.50: Genelkurmay Başkanlığı'na vekaleten 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar getirildi.
Saat 07.15: Çerkezköy'deki 3. Zırhlı Tugay'dan İstanbul'a 15 tank sevk edildi.
Saat 07.24: Malatya'daki 2. Ordu Komutanlığı önünde silahlı çatışma çıktı, İstanbul'da Marmaray seferleri durduruldu.


Saat 07.45: Genelkurmay'dan çıkan tanktan barikat için yolda park eden kamyonlara ateş açıldı. Aynı dakikalarda, Güvercinlik Kara Havacılık Okulu'na jandarma ve polis tarafından operasyon yapılması istendi. Operasyona destek amacıyla vatandaşlar ve belediye iş makineleri alana yönlendirildi. Buradaki darbe yanlısı askerler, helikopterler ile Akıncı Üssü'ne geçti.


Saat 08.00: Ankara Kazan'daki Akıncı Ana Jet Üssü'nden uçakların kalkmasını engellemek için, üssün yakıt ikmal borularının vanaları kapatıldı, elektrik, internet, telefon, suları kesildi. Vatandaşların, polislerin ve belediye iş makinelerinin buraya yönlendirilmesi sağlandı. Bunun üzerine Ankara Kazan'daki Akıncı Üssü'nden uçakların kalkmasını engellemek isteyen vatandaşlara yaylım ateşi açıldı ve 5 kişi şehit oldu, 40 kişi de yaralandı.
Saat 08.32: Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, götürüldüğü Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığından alınarak, Başbakanlığa getirildi. Bu olaydan 4 dakika sonra ise Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Özel Harekat polislerince ele geçirildi, karargahtaki Fetullahçı Terör Örgütü'ne mensup askerler etkisiz hale getirildi.
Saat 09.19: Antalya, Niğde ve çeşitli illerden özel harekat polisleri başkente sevk edildi.
Saat 09.40: Genelkurmay Başkanlığından çıkan 200'e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim oldu.
Saat 12.15: Başbakan Binali Yıldırım, yanına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ı da alarak, Çankaya Köşkü'nde basın karşısına çıktı ve darbe girişiminin başarısız olduğunu açıkladı.
(Bilgiler Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'nin kayıtlarından derlenmiştir)

Sözcü



  Alıntı ile Cevapla
Alt 16/07/2017, 06:50   #958
Durumu:
Çevrimdışı
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 22.531
Konular: 5736
Aldiği Teşekkürler: 5746
Beğendikleri : 5764
REP Gücü : 27
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

15 Temmuz'un yıldönümünde Şehitler Köprüsü ve TBMM'de anma töreni

15 Temmuz 2016'da düzenlenen darbe girişiminin birinci yıldönümü dolayısıyla Ankara ve İstanbul’da anma etkinlikleri gerçekleştirildi.


15 Temmuz darbe girişiminin 1. yıl dönümü nedeniyle törene katılmak amacıyla Kısıklı Meydanı, Çengelköy ve Altunizade de bir araya gelen yurttaşlar, ellerinde Türk bayrakları ile 15 Temmuz şehitlerinin fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıyarak, 3 koldan 15 Temmuz Şehit Köprüsü’nün Anadolu Yakası çıkışında kurulan tören alanına ilerledi. Etkinlikler sebebiyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü dün 12.00’den itibaren trafiğe kapatıldı.

Katılımcılar önce tören alanına 500 metre uzaklık mesafesinde olan ilk arama noktasından geçildi. Alanın girişinde yapılan ikinci aramada sıkı önlemler dikkat çekti. Katılımcılar X-ray cihazından geçirilerek alana alındı. Alanın hakim yerlerine keskin nişancılar yerleştirildiği görüldü. Gökyüzünde ise helikopter alanın üzerinde turladı.. Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan resmî açıklamaya görev ise tören 25 bin polis görevlendirildi.

Yurttaşların ellerinde Türk bayrağı, Osmanlı Bayrağı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan posterleri, Rabia sembolünün bulunduğu afişler yer aldı. Kafalarda ise üzerinde Recep Tayyip Erdoğan yazılı bandajlar ve üstlerine giydikleri 15 Temmuz 2016 yazılı tişörtler dikkat çekti. Bazı katılımcıların yanlarında temsili idam ipleri getirdikleri görüldü. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, PTT, İBB Zabıtaları, Sağlık-İş Sendikası bayrak ve pankartlarla kortejler halinde alana giriş yaptı. Kitle sık sık tekbir getirerek, ‘’Dik dur eğilme bu millet seninle”, “Recep Tayyip Erdoğan” , “İdam isteriz’’ sloganları attı.


06.20 Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nindeki 15 Temmuz Şehitler Abidesi'nin açılışını yaptı



05.50 Erdoğan Beştepe'deki Şehitler Abidesi açılışında konuştu

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

- Nasıl ki Çanakkale'yi unutmuyorsak, 15 Temmuz'u da öyle unutturmuyoruz. Aslında destanların bir tek kahramanı olur. Ancak 15 Temmuz'un milyonlarca kahramanı var.

- Kontrollü darbe iftirasıyla 15 Temmuz'da verilen mücadeleye çamur atma gayretindeler. Ne olacaktı? İstedikleri gibi yine at oynatmaya devam mı edeceklerdi? Yarın MGK toplantımız var. Hükümetimize OHAL'in tekrar uzatılması teklifini yapacağız.

- (İdam konusu) Parlamentomuzdan geçerse, ben de bunu onaylarım. Bu kadar açık söylüyorum. Niye? 250 şehidimizin ruhani hesabını veremeyiz

- AB'de durum ne olur bunu düşünüyoruz. Ne yaparsan yap AB'nin tavrı ortada. 54 yıl geçti. Hala bunlar bizimle dalga geçiyor. Verdikleri sözleri tutmazlar. Vize uygulaması derler tutmazlar. Mültecilerle ilgili şu kadar para vereceğiz derler vermezler. kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz çaresi yok.

05.15 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabah Namazını Beştepe Millet Camii'nde Kıldı



03.18 Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM önünde konuştu. Erdoğan, "Bu saatte Türkiye'nin yakın tarihinde en büyük ihanetin yıldönümünde buluştuk. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin her yerinde bu ihanete geçit vermeyen her bir ferdimize teşekkür ediyorum. Türkiye nasıl bir millet olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Gençler konusunda ümitsizliğe düşmüş olanlar vardır. Küllerin altında kor bir ateş yanıyor. Vakti ve saati geldiğinde o kor yakıp kül eden ateşe dönüşüyor. Çanakkale'de herkesi şaşırtan bir zafere imza atmıştık. 40 yıllık planı 20 saatte bitirerek tarihi yeniden imza attık. Benim milletimin elinde silah mı vardı? Elindeki bayrağı ve yüreğindeki imanı ile yürüdü. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Kurşunu göğsünde durduran başka millet yok. Bu millet göğsünü siper etti. Tankı yumrukla durduran başka bir millet yoktur. Tankın egzozuna tişörtünü koyarak durduran başka bir zeka yok.

Kılıçtan bir kalkan gibi hedeflerimize ilerliyoruz. İhanet kalkışması olarak ifade etmemizin bir sebebi var. Bağımsızlığımızın sembolü TBMM, Kurtuluş Savaşı'nda silah seslerine rağmen görevini sürdürmüştür. Cumhuriyet tarihimiz boyunca pek çok badire yaşamamıza rağmen hiç kimse bu kutlu çatıya el uzatma cesareti gösterememiştir.

Hukuk içinde parlamento burada. Parlamentodan ben geçeceğine inanıyorum. Parlamentodan geçtikten sonra ben tereddütsüz onaylarım. 250 şehidimizin ve milletimizin ahı var. Hans ne der George ne der buna bakmam, Ayşe ne der, Ahmet ne der ona bakarım. Ülkenin yönetimine el koymanın ötesinde yola çıktılar.

Darbeciler tıpkı milletimizin korkup evlerine saklanacağını düşündükleri gibi vekillerimizin kaçacaklarını düşünmüşlerdir. Ankara'da bulunan Meclis Başkanı'mız ve Ankara'daki milletvekillerimiz Meclis'e gelmiştir. Tankların başındakilerle pazarlık yapıldı. Bu kişi Bakırköy'deki Belediye Başkanlığı'na gitti. Bugün konuşurken hala bu olayı kontrollü darbe olarak ifade ediyor. Kimseyi aldatmayalım. Bu olaya kontrollü darbe demek gerçekten nasipsizliktir, vurdumduymazlıktır. OHAL Pazartesi günü MGK'ya gelecek tavsiyemizi vereceğiz. Fransa'da şöyle bir 15 kişi ölüyor OHAL kararı alıyorlar. Bizim ülkemizi yıkmaya çalışıyor, 250 vatandaşımız ölüyor hala kontrollü darbe deniyor. Yazıklar olsun, söyleyecek başka söz yok. 15 Temmuz 2016 tarihinde TBMM yine milletvekillerimiz ve milletimizle dualarla ve tekbirlerle müdafa edilmiştir. O gece milletvekillerimiz Genel Kurulu açık tutarak darbeye karşı durdular. Tüm Türkiye'nin ve dünyanın önünde 'Başaramayacaksınız' diyerek Meclis'e sahip çıktılar. 106 milletvekilimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Meclisimizin kalbimizdeki yeri artık çok daha başkadır. Bir daha kimsenin el uzatamaması için daha çok çalışacağız. Bu millete nasl kıydınız, nasıl parçaladınız. Ey FETÖ senin gideceğin yer var mı? Pensilvanya'da 400 dönüm yerde dünyayı idare ediyorsun. Suyunu içtikleri, ekmeğini yedikleri ülkelerini 1 dolara satanlar zindanlarda. 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. Durmak, durakasamak, dinlenmek yok.

15 Temmuz gecesini anlatmaya soluğumuz yetmez. Bu tarihin anlamını en iyi o geceyi yaşayanlar bilir. Burada TBMM önünde hemen karşımızdaki Genelkurmay Başkanlığımız çevresinde, Kızılay'da yaşananların on binlerce şahidi var. Ezan, bayrak, vatan aşkının en uysal kişiyi bile mitolojik karaktere çevirdiği bir ülkede kimse bu milleti yıkamaz. Keser döner, sap döner gün olur hesap döner. İnşallah o gün erken döner. Milletimiz darbeyi bastırdığında 'Dostlarımız kaybetti diyen yabancı analistleri gördük. Bu dünya bir garip dünya. Başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyceksiniz, devletimizi yıkamayacaksınız, ezanımızı susturamayacaksınız, bizi yolumuzdan döndüremeyeceksiniz. Kim olduğumuzu, nereye gittiğimizi biliyoruz. Her zaman en önde giden bir millet olarak yolumuz bellidir. Hep birlikte Türkiye olacağız. Her mücadelede olduğu gibi 15 Temmuz'da da kayıplarımız var. Annelerimiz yüreklerini ferah tutsunlar. Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanet göstermesin." dedi.



03.08 TBMM Başkanı İsmail Kahraman TBMM önünde konuştu. Kahraman, "Geçen yıl tarihimizin en büyük ihaneti ile karşı karşıya kaldı. Ruh hastası, şizofrenin 40 yıllık planını çöpe attık. Yurt dışı odaklara tek yürek olduğumuzu göstermek için yine meydanlardayız. Herhangi bir kalkışmaya kimse cesaret edemeyecek. Zaferle dolu bir geçmişe sahibiz, bastığımız topraklarda milyonlarca şehidin yattığının farkındayız. Geçen yıla buraya 250 şehidimiz eklendi. Gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum. Bugün yurdumuz parçalanmadıysa şehit ve gazilerimiz sayesindedir. 15 Temmuz Milli Birlik Günü sebebiyle özel oturum tertip ettik. Geçen yıl nöbet tuttuğumuz meydanlar yine doldu. Bu ihaneti unutmadığımızı gösterdik. Bu gece de nöbetteyiz. İzzetimizi kaybetmemek ve haysiyetimiz korumak için her türlü çileye katlanırız. Bizler değerlerimizle yaşarız. Değerlerimize uzanan elleri kırarız, dilleri keseriz, canları yok ederiz. 15 Temmuz'da büyük bir imtihan verdik. Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanlara toplandık. Densizlere hadlerini bildirdik. Gençlerimiz de üzerlerine düşen vazifelerini yerine getirdiler. Milletimizin o gece demokrasiyi benimsediklerini ispat etti. Muhakkak ki hainlerin yanına kalmayacaktır. İstiklalimizi asla feda etmeyiz. Milletimizin şeref ve haysiyetini kurtarmak için en küçük tereddüt göstermeyeceğiz. Türk milleti mücadeleye alışkındır." dedi.

02.59 TBMM önünde belgesel gösterimi gerçekleştirildi.


02.23 Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'ye geldi. Erdoğan ve TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın konuşma yapması bekleniyor.

02.01 Ankara Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda şehit Ömer Halisdemir için tören düzenlendi.

01.04 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki konuşmasının ardından Atatürk Havalimanı'ndan Ankara'ya hareket etti.

[Haber görseli]

00.21 Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimin birinci yıldönümü anma etkinlikleri kapsamında meşaleli yürüyüş gerçekleştirildi.

00.13 Tüm Türkiye'de sela okundu.


22.55 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu Yakası tarafına yapılan Şehitler anıtının açılışını yaptı.



22.06 Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde konuştu

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kontrollü darbe” söylemini eleştirerek şunları söyledi; “Milletimizin bu şanlı direnişine kara çalmaya çalışıyorlar. Bu terbiyesizliktir, bu ahlaksızlıktır. Doğru. O gece 23:15 havalimanına iniyor. Benim on binlerce kardeşim orada. Dışarı çıkamıyor bu beyefendi. Bekliyorlar görüşüyorlar. Tankların koruması altında Kılıçdaroğlu denen zat, Bakırköy belediyesine gidiyor. Biz Yenikapı buyuşmasına bu beyefendiyi de davet ettik, bilseydim etmezdim. Önce olumsuz cevap verdi, son anda gelebileceğini bildirdi. Yenikapı ruhundan da hiçbir şey alamamış ki kontrollü darbe dedi. İnsan utanır utanır. Bu 250 şehidimize saygısızlıktır, hakarettir. Bu millet senin gibi korkak değil. Bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir. Bu sözü iki kesim ısrarla kullanıyor. Birincisi FET֒cüler ve onları destekleyen yabancılar kullanıyor. İkincisi ise ana muhalefetin başındaki bu zat yapıyor. TBMM Darbe Komisyonu’nunn raporunu bahane ederek FETÖ ile aynı çizgideki politikasının üstünü kapamaya çalışmaktadır. 15 Temmuz gecesi Meclis’te aslanlar gibi darbecilere karşı duran CHP’lileri tenzih ederek söylüyorum. 15 Temmuz kontrollü bir darbe değildir. Ama CHP’nin başındaki zat kontrollü bir şekilde oraya getirilmiştir, başından beri kendisini oraya getirenlere sadakatini göstermiştir. Sen o makama CD ile getirildin. Bugün hala Parlamento’da sıkılmadan bunları söylüyor. İlk defa FET֒yü darbe örgütü olarak bugün kabul etti, onu da söyleyeyim.”

İdam mesajı

Erdoğan idam mesajı da vererek, “ Kandil’de, Küpeli’de, Bestler Deresi’nde şu anda askerimiz, polisimiz, komandolarımız, tüm güvenlik güçlerimiz oralarda tek tek temizliyorlar.Diğer mesele ise parlamentonun meselesidir. Parlamento bu konuda kararını vermesi halinde ben de onaylarım” dedi.

"Guantanamo'da olduğu gibi tek tip elbise ile çıkaralım"
Erdoğan, "O hainlerin kapatıldıkları cezaevlerinin duvarları arkasında çürüyüp giderken, bunları düşünecek çok zamanları olacak, şu an iyi günleri. Geçenlerde Sayın Başbakanımızla da konuştum artık bunlar mahkemeye çıkarken Guantanamo'da olduğu gibi bunları da tep tip elbiseyle çıkaralım." ifadelerini kullandı.

21.52 15 Temmuz şehitlerinin isimleri okundu.



21:35 Başbakan Binali Yıldırım 15 Temmuz anma töreninde konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

– Bugün 15 Temmuz gecesi şehitlerimizi anmak ve şehitler makamının açılışını yapmak için bir aradayız. Tam burada o karanlık gecede 34 kahramanımızı şehit verdik.

– İstanbul’un Çorum’un Gaziantep’in evlatları vatanları için bayrakları için şehit düştü. Erzurum’un, Ardahan’ın Karabük Niğde’nin yiğitlerini burada şehit verdik. Abdullah Tayyip ve Erol Olçok bu köprünün ilk şehitleri oldular.

– Acımız büyüktür hüznümüz dağlar kadardır ama boyun bükmüyoruz bükmeyeceğiz. Kor ateş de olsa hüznümüzü yüreğimize gömecek gözyaşlarımızı içimize akıtacağız bugün alçakları hainleri sevindirmeyeceğiz. Millet olarak 15 Temmuz’u unutmayacağız unutturmayacağız.

– Anıtın içinde her bir şehidimizin adına dikilen ağaçların künyesinde 250 şehidimizin isimleri yer alıyor. Burayı ziyaret edip salaları dinleyip şehit isimleri okuyabilecek dileyenler Kur’an okuyup dua edebileceklerdir.

– Sadece bu anıtlarla makamlarla değil şehitlerimizin isimlerini hikayelerini yeni eserlerle hizmetlerle yaşatmaya devam edeceğiz. Bütün şehitlerimizin mekanları cennet olsun ruhları şad olsun.

21.04 Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprüye ulaştı. Erdoğan'ın birazdan 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nı açması bekleniyor. Köprüde Abdullah Gül ve Tansu Çiller de yürüyüşte.

20.55 Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kısıklı'dan köprüye yürüyüşe başladı.

[Haber görseli]

20.21 Yıldırım yürüyüş sırasında yaptığı açıklamada, "Sözün bittiği yerdeyiz. Darbe girişiminin sıkkınlığını hala taşıyorlar. Bu alçaklar hukuk içerisinde hakkettileri cezayı mutlaka alsınlar istiyorlar. Şehit yakınları ve gazilerimize hakkettikleri en ağır cezayı alacaklar diyoruz. Ay yıldızlı bayrağın altında 80 milyon beraber yaşamaya karar verdik. Bundan sonra bu bayrağı kimse indiremeyecek, bu ezanları kimse dindiremeyecek" dedi.

20.05 - Başbakan Binali Yıldırım da Çengelköy'den köprüdeki yürüyüşe katıldı.


19.00 - Köprüde kurulan sahnede hazırlıklar sürüyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında yaşamını yitirenlerin isimlerinin okunacağı açıklandı.

Yurttaşlar 15 Temmuz Şehitler Köprüsü girişinde, anıtın yapıldığı bölgenin önündeki tören alanı ve çevresine ulaşmış durumda. Altunizade'ye doğru Anadolu yakası semtlerinden gruplar yürüyüşünü sürdürüyor. Yürüyüşün bir saat sonra noktalanması ve törene geçilmesi bekleniyor.

17.46 - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki töreni takip etmek isteyen Ulusal Kanal ekibi “CBŞ akreditasyonu yok" denilerek köprüye alınmadı.

16.45 - Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı taşıyan helikopter Atatürk Havalimanı'ndan ayrıldı. Helikoptere, iki askeri helikopter öncülük etti.


16.25 - Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel uçakla İstanbul'a ulaştı. Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nin protokol alanına da koruma polislerinin dışında hiç kimse alınmadı.

15.45 - İstanbul ve Ankara'da görerek uçuş yapan sivil uçak ve helikopterlere uçuş yasağı getirildi.

14.18 - 15 Temmuz şehitleri Türkiye'nin dış temsilciliklerinde de anıldı.

13.00 - TBMM Genel Kurulu, 15 Temmuz Özel Gündemi ile toplandı. Tarihi oturum gergin geçti.


12.00 - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yürüyüş öncesi trafiğe kapatıldı.

06.49 - İstanbul'un birçok meydanında anma programları düzenlenirken, bazı bölgelerde vatandaşlar demokrasi nöbeti tuttu.


Cumhuriyet



  Alıntı ile Cevapla
Alt 17/07/2017, 20:31   #959
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

Anıtkabir İmara Açılıyor' İddiasına Gökçek'ten Yanıt Geldi




Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, Anıtkabir Koruma Amaçlı İmar Planını değiştirdi. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, yeni plan değişikliğinin Anıtkabir arazisinde yapılaşmaya olanak tanıdığını savundu, sert tepki gösterdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Ankara Büyükşehir Belediyesi ise iddianın doğru olmadığını belirtti, "Alınan Meclis kararı, Anıtkabir'de konuta izin vermek değil. Anıtkabir karşısındaki park alanı olarak belirlenen bölümde bulunan mevcut askeri lojmanların Milli Savunma Bakanlığı'nın talebi üzerine yapılan plan değişikliğiyle resmileştirilmesi" dedi


Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11.05.2016 tarihinde aldığı kararla 1/5000 ölçekli nazım 1/1000 ölçekli Anıtkabir Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları’nda değişikliğe gidilerek daha önceki planlarda şahsa ait alanların kamulaştırılarak Anıtkabir alanı ile birleştirilmesi hükmü ortadan kaldırılarak, Anıtkabir alanına katılması gereken bu alanın konut alanı olarak kullanılması kararı getirilmiştir. Yani planda kamulaştırıp "B" alanı ile birleştirilmesi hükme bağlanmışken bu hüküm plan değişikliği yapılarak plandan çıkartılmıştır. Yine Anıtkabir Muhafız Bölüğü’nün bulunduğu 37.960 metrekarelik alanda yıkılıp yeniden yapılması durumunda 0.3 emsal 12.50 yüksekliğinde yaklaşık 12 bin metrekarelik yapılaşma öngörülmüştür. Ayrıca, Anıtkabir Tarihi Sit Alanı KAİP’te park alanı olarak gösterilen alan askeri alan olarak belirlenerek yapılaşmayla karşı karşıya bırakılmıştır. Plan, plan yapma tekniği açısından şeffaf değil, meclis kararındaki "C" alanı planda gösterilmemiş.

Her ne sebeple olursa olsun Anıtkabir alanı ne bir kışla nede sağından solundan alanı daraltılarak, konut olarak kullanılması öngörülen bir alandır. Anıtkabir’in anıtsal,tarihsel,simgesel ve özgünlük değeri tartışmasızdır. Tüm dünyaya mal olmuş tarihsel bir alana dair plan ölçeğindeki değişikliler, ben yaptım oldu yaklaşımıyla yapılamaz. Anıtkabir plan değişikliğinin karardan bir yıl sonra askıya çıkartılmasının amacı çok açıktır. Alıştıra alıştıra, adım adım Anıtkabir alanlarını daraltmak" diye konuştu

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AÇIKLAMA YAPTI

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Anıtkabir'in imara açılacağı iddialarıyla ilgili, "Alınan Meclis kararı, Anıtkabir'de konuta izin vermek değil. Anıtkabir karşısındaki park alanı olarak belirlenen bölümde bulunan mevcut askeri lojmanların Milli Savunma Bakanlığının talebi üzerine yapılan plan değişikliğiyle resmileştirilmesi" açıklaması yapıldı.

İmar iddiasının doğru olmadığı belirtilen açıklamada "Alınan Meclis kararı, Anıtkabir'de konuta izin vermek değil. Anıtkabir karşısındaki park alanı olarak belirlenen bölümde bulunan mevcut askeri lojmanların Milli Savunma Bakanlığının talebi üzerine yapılan plan değişikliğiyle resmileştirilmesi" ifadesi yer aldı.

Açıklamada, plan değişikliğinin Milli Savunma Bakanlığının talebi üzerine alındığı vurgulanarak, plan değişikliğinde alanın A ve B olarak tanımlanan iki farklı parsele ayrıldığı belirtildi. A parselinde hiçbir yapılaşma ve plan değişikliğinin önerilmediğinin ifade edildiği açıklamada, B parseli olarak belirlenen alanın park alanı olmasına rağmen üzerinde mevcut askeri lojman bulunması sebebiyle mevcut lojmanların daha sonra yıkılma ve benzeri bir durumla karşılaşılmaması için plan değişikliği yapıldığı vurgulandı.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"B parselinde, park alanı olmasına rağmen Anıtkabir Muhafız Bölüğünün lojmanları bulunuyor. Bu lojmanların ileride herhangi bir sıkıntılı durumla karşılaşmaması için Milli Savunma Bakanlığı bizden buranın imara uygun hale getirilmesi talebinde bulundu. Biz de mevcut lojmanları plana uygun hale getirdik. Yapılan bundan başka bir şey değil. Konuyla ilgili yapılan açıklama ve haberler tamamen asılsız, bilgisiz ve gerçek dışıdır."

GÖKÇEK KONUŞTU

AA'nın haberine göre Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'te konuyla ilgili, "Yalan yanlış bilgilerle vatandaşı kandırıp, ortalığı karıştırmak için çabalayan ideolojik kafalar yine iş başındalar. Milli Savunma Bakanlığı bizden talep etti ve yapıldı. Yapılan da haberde bahsedildiği gibi değil. Anıtkabir sınırları dışında bulunan ve mevcutta park alanı olarak ilan edilmesine rağmen orada bulunan 5 katlı askeri lojmanı resmileştirdik" dedi.

Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun hiçbir şekilde yeni bir yapılaşmaya müsaade etmeyeceğini söyleyen Gökçek, "Yeni bir yapılaşma söz konusu dahi değil. Sadece mevcut askeri lojmanlar resmileşti. Mevcut durum korundu o kadar. Bir kez daha, ideolojik düşünceleriyle hareket eden bir takım oda yöneticileri ve internet siteleri; halkı yanıltarak, algı oluşturma çabası içerisindeler. Ancak yine bilgisiz, yine belgesiz, yine boş çaba içindeler" diye konuştu.Hürriyet



  Alıntı ile Cevapla
Alt 19/07/2017, 23:24   #960
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

10 Yıl Önce Öldürüldüğü Sanılan Kadın, Katil Zanlısı Ağabeylerinin Duruşmasında Ortaya Çıktı



ADANA’da 10 yıl önce erkek arkadaşı Oğuzhan Ekinci (24) ile birlikte öldürüldüğü sanılan ve bugüne kadar resmi hiç bir işlemi saptanamayan Gülşen Yüksel (38), ağabeylerinin yargılandığı duruşmaya gelerek ifade verdi. Ağabeyleri katil zanlısı olarak yargılanan genç kadın, öldürülen Oğuzhan Ekinci’nin kendisi ile zorla birlikte olduğunu belirterek, şantajlarına ve tehditlerine maruz kaldığını öne sürdü.

2007 yılında annesine ait kuaförde çalışan Oğuzhan Ekinci, müşteri olarak gelen Gülşen Yüksel ile tanıştı. İddiaya göre çift arasında duygusal ilişki başlarken, genç kızın ağabeyleri bu ilişkiyi onaylamadı. Baskılara rağmen evlenmek istediklerini söyleyen Ekinci ile Yüksel, ortadan kayboldu. Faili meçhul kalan dosyayı yeniden ele alan polis, ihbar mektuplarını da değerlendirip genç kızın 3 ağabeyinin de aralarında bulunduğu 14 kişiyi 2016 yılının ağustos ayında gözaltına aldı.

CESET DAĞLIK ALANDA BULUNDU

Şüphelilerden Bülent Akyüz’ün göstermesi sonucu Oğuzhan Ekinci’nin cesedi Mersin’in Silifke İlçesi’nde dağlık alanda gömülü bulundu. Üzerine beton dökülerek izleri yok edilmeye çalışılan ceset çıkartıldı. Genç kızın ağabeyleri Cengiz (53), Muhammet Ali (47) ve Bülent Yüksel (49) ile 7 arkadaşı tutuklanırken, 4 şüpheli önce, 2 şüpheli de daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yapılan araştırmada özel bir üniversitede öğrenci olan Gülşen Yüksel’in derslerine devam etmediği, nüfus kayıt sisteminde adresi olmadığı ve 10 yıldan beri sağlık hizmetlerinden de resmi olarak yararlanmadığı belirlendi. Gülşen Yüksel’in de ağabeyleri tarafından öldürülüp cesedinin bir şekilde yok edildiğini vurgulayan savcı, Cengiz, eşi Emine, kardeşleri Muhammet ve Bülent Yüksel, kardeşi öldürme ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet, diğer 10 şüpheli ise Oğuzhan Ekinci’yi öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açtı.

SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİ

Davanın ilk celsesinde savunma yapan Cengiz Yüksel, Oğuzhan Ekinci’yi konuşmak için aldıktan sonra bir kaç kez dövdüğünü, ancak öldürmediğini söyleyip suçlamayı kabul etmedi. Mahkeme başkanının Gülşen Yüksel’in nerede olduğunu sorması üzerine ise Cengiz Yüksel, kız kardeşinin yaşadığını belirterek diğer duruşmaya geleceğini söyledi.

Davanın bugün görülen 2’inci celsesinde savunma yapmayan sanıklar dinlendi. Cengiz Yüksel’in eşi Emine Yüksel, olaylar sırasında köyde olduğunu söyleyerek suçlamayı kabul etmedi. Muhammet Ali Yüksel ise, Oğuzhan Ekinci ile sadece ağabeyi Cengiz Yüksel’in konuştuğunu anlatarak savunmasında şunları söyledi:

"Ağabeyim Cengiz, Oğuzhan’a sürekli neden mektupları gönderdiğini, hakaret ettiğini soruyordu. Son gün ben de konuşmak istedim. Oğuzhan ’Benim kim olduğumu biliyor musunuz’ diyerek ağır küfürler etti. Ben de bir defa yumruk vurdum. Yere düşerek başını betona çarptı. Daha sonra Bülent Akyüz, elindeki sopayla Oğuzhan’ı dövmeye başladı. Çocuğu Bülent’in elinden zor aldık. Öldüğünü fark ettik. Ancak benim attığım yumruktan mı öldü yoksa Bülent’in sopa darbeleriyle mi öldü bilmiyorum."

Muhammet Ulus ile Haluk Açıkgöz de olayla ilgilerinin olmadığını öne sürerek suçlamayı kabul etmedi.

ÖLDÜ SANILIYORDU

Bugüne kadar öldüğü sanılan ve sanıkların da öldürme suçundan yargılandığı kayıp Gülşen Yüksel, duruşmaya katıldı. Psikolojik sorunları olduğu belirtilen Yüksel, bugüne kadar kardeşi ile Mersin’de yaşadığını ileri sürdü. Bitkin halde olan ve konuşmakta güçlük çeken kadın, sanıkların ve aile üyelerinin salondan çıkarılmasını istedi. Salon boşaldıktan sonra ifade veren Gülşen Yüksel, yengesi Emine Yüksel’i suçladı, şunları söyledi:

"Yengem Emine Yüksel beni o insanla tanıştırdı. Israrları ve baskıları sonucu Oğuzhan ile arkadaş olduk. Duygusal boyuta da geçti. Bir gün ısrarla beni arayarak dükkanına çağırdı. Oraya gittiğimde benimle isteğim dışında zorla birlikte oldu. Daha sonra telefonla tacizleri başladı. Başıma gelen bu kötü olayı kimseyle paylaşamadım. Ağabeyim baskıcı otoriter bir insandır. Yengeme bu olayları anlattım. Yengem beni ağabeyime söylemekle tehdit etti. Oğuzhan’ın sürekli taciz ve baskılarına dayanamadım, kafama silah dayayıp tetiği çektim, yaralandım. Ondan sonra bir süre tedavi gördüm. İntihar girişiminden sonra sakat kalmıştım. Tedavimden sonra okuluma tekrar döndüm.

10 YIL OLMUŞ FARKINDA DEĞİLİM

Oğuzhan okuluma bile gelip tehditlerine devam ediyordu. ’Ben gel diyeceğim, sen geleceksin’ diyordu. Bilmediğim bir kaç eve götürdü. Israrla başka erkeklerle tanıştırıyordu. Zaman zaman dövmeye de başladı. Sürekli ağır hakaretler ve tehditler içeren mektuplar gönderiyordu. Bir gün beni ısrarla arayarak buluşmak istediğini söyledi. Evimize yakın bir restoranda buluştuk. 10 dakika olmadan Cengiz ağabeyim yanında iki kişiyle geldi. Sonra bizi bir yere götürdüler. Orada konuşulduğunu hatırlıyorum. Ben isterdim ki ağabeylerim burada oturacağına o şahsın oturup bana yaptıklarının hesabını versin isterdim. Benim geleceğim parlaktı elimden her şeyim alındı. 10 yıl olmuş farkında değilim. Hala sabah uyandığımda okula gideceğimi sanıyorum."

Gülşen Yüksel’in konuşması sırasında müdahale eden, ölen Oğuzhan’ın annesi Hatice Kılıç mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarıldı. Duruşmada diğer sanıklar tek tek olayla ilgili savunmalarını yaptı.Hürriyet




  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
günün , haberi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Forum Hakkında Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Hit Sayacı:  

5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; Vazgecmem.Net olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından Vazgecmem.Net sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için bu bağlantı ie iletişime geçebilirsiniz bu çevrede, Vazgecmem.Net yönetimi en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.