Vazgecmem.NET

Anasayfa Yönetim Forum Kurallarımız Bize Ulaşın
Go Back   Vazgecmem.NET >
Vazgecmem.Net ~Genel ve Güncel Kategori~
> Günün Köşesi
Vazgecmem.NET @ Facebook Hayran Sayfası

Günün Köşesi Bugüne özel paylaşımlar



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Günün Yazısı
Konudaki Cevap Sayısı
1077
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
27940

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 17/07/2017, 20:39   #1031
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart



DEPRESYONA yakalananların sayısında biraz artış olsa da bir depresyon salgını filan yok.
Problem farklı. Sorun bilinçsiz ve gereksiz antidepresan ilaç kullanımı. Bunun da değişik sebepleri var. İlki basit, sıradan hüzünleri, ufak tefek gönül kırgınlıkları, keyifsizlik ve mutsuzlukları bile biz doktorların anında “klinik depresyon” diye damgalamamız. Başkaları da var: Bu riskli ilaçlar doktorlara danışmadan eş-dost tavsiyeleri ile de kullanılabiliyor. Antidepresan hapların eczanelerden reçetesiz ve kolayca satın alınabiliyor olmaları da mühim bir sorun. Daha da önemlisi doktorlarımızın gereğinden fazla antidepresan kullanma eğiliminde olmaları. Diğer taraftan herhangi bir antidepresan ilacı yazabilmesi için o doktorun psikiyatrist hadi bilemediniz iç hastalıkları uzmanı olmasına da gerek yok. Branşı ne olursa olsun her doktor reçetesine bu ilaçları yazabiliyor. Ayrıca depresyonda tek tedavi yönteminin ilaç yutmak olmadığını da bilmiyoruz. Oysa sadece psikoterapilerle iyileşebilenler var. Hatta doğal bazı şifa yaklaşımları (meditasyon, yoga) ya da desteklerle (SAM-e, omega-3, B12, magnezyum) de basit ve sıradan ruhsal çökkünlüklerle baş etmemiz mümkün. İşte bütün bunlar yapılmadığı için “dünya antidepresan kullanma şampiyonu” gibi olduk. Neredeyse her on vatandaşımızdan biri antidepresan hap yutar hale geldi. Antidepresan ilaçlarının satışları her yıl katlanarak büyüdü. Satışların sadece son beş yılda % 70 arttığı düşünülürse konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır.

DEPRESYONUN 10 ŞAŞIRTICI İŞARETİ
Depresyon her zaman “yorgunluk, isteksizlik, suçluluk duygusu, endişeli ve gergin olma hali, sabah halsizlikleri, uyku bozuklukları, içe çekilmeler, sosyalleşmeden vazgeçmeler” gibi bildik belirtilerle bizi rahatsız etmiyor. Onun da “atipik” belirtileri olabiliyor. İşte onlardan bazıları…
- Cinsel isteksizlik
- Sebebi ve çaresi bulunamayan baş ve karın ağrıları
- Beden ısısı değişimleri
- Ani ve ölçüsüz öfke atakları
- İştah sapkınlıkları, kilo alma ya da vermeler
- Baş dönmesi atakları
- Kulak çınlamaları
- Ani ve nedensiz bellek kaybı
- Çarpıntı nöbetleri
- El-ayak yanma, uyuşma ve karıncalanmaları

GÜNDE 15-20 BADEM YETER
Bademin marifetlerini sık dile getiriyorum ya siz de soruyorsunuz: “Hocam günde kaç bademe izin var?” Bademi, fındığı, cevizi de günde 25-30 gramdan fazla yemeyin. Çünkü fazlası aşırı kalori yükleyip sizi yağlandırabilir. 25-30 gram (20 adet kadar) badem (ve de ceviz, fındık) 175-200 kalorilik bir enerji içeriyor ve “sağlıklı yaşam” için yeterli. Unutmayın: Badem harika bir protein, kalsiyum ve E vitamini deposu. Dışındaki zarda da bol ANTOSİYANİDİN var. Lütfen bademi kavurmadan yani bademin besin değerinin canına okumadan tüketmeye bakın.

BİR RİCA
METİN HARA’YA BİRAZ MÜSAADE EDİN


Harika kitaplar yazdı, yazıyor. Harika seminerler verdi, bu seminerlerde insanları eğitiyor. Farkındalık, ruhsal arınma, iç yolculuk, hayata duygularla tutunma, kendi olup kendi kalma denince de benim aklıma Deepak Chopra kadar Metin Hara da geliyor. Üstelik Metin Hara bizden biri. Bu toprakların, bu kültürün ürünü. Bize de bizim olanı, bizden olan, üstelik büyük iddialarla geleceğini inşa etmeye çalışan genç insanları sahiplenmek, kısacası Metin’e sahip çıkmak düşüyor. Tanımıyorum, tanışmadık. İzliyor, okuyor ve beğeniyorum. Metin kardeş: Amerika’daki yüz akımız psikiyatri profesörü Dr. T. Bayram Karasu “HER TOHUM KENDİ TOPRAĞINDA YEŞERİR” diyor. Sen bu toprağın adamısın. Yeşermeye, büyüyüp daha çok çiçek açmaya adaysın. “Ele güne bakma” ve lütfen “yazmaya” da gönlünce “yaşamaya” da devam et. Yolun açık olsun…

SICAKLAR BUNALTTI
SUYUNUZU NASIL ALIRDINIZ?

Çoğumuz susuzuz! Hatta bazılarımız farkında bile olmadan susuzluktan kıvranıyoruz. Buna tıp dilinde “kronik dehidratasyon (müzmin susuzluk)” deniyor. Hatamız şu: Sadece “susadıkça su içmek” bize yetmiyor. Bedenimize sürekli ve makul miktarda su takviyesi yapmamız gerekiyor. Bu takviye özellikle şu sıcak günlerde çok ama çok mühim bir konu. Susuzluk hissinin her zaman güvenilir bir duygu olduğu da sanılmamalı. Özellikle iki yaş grubunda çocuk ve yaşlılarda bu duyguya çok güvenmemeli. Bu sıcak günlerde bilhassa onların “susuz kalmamalarına” dikkat etmeli. Erişkin birinin günde 1.5-2 litre civarında su içmesi lazım. Ama bu miktara çayla, kahveyle, çorbayla, meyve/meyve suyuyla kazanılan sıvı miktarını ilave etmek yok. Bitmedi. Terleme ile kaybettiğiniz miktarı da bu 1.5-2 litrelik rakama ilave etmeniz lazım. Eğer çok sıcak bir ortamda çalışıyor ya da aşırı bedensel aktivite gösteriyorsanız terleme ile su kaybınız artacaktır, dikkatli olun. Diğer detayları aşağıdaki kutuda bulabilirsiniz.

KISA BİLGİ

ACABA SUSUZ MU KALDIM?


- “Yeteri kadar su içiyor muyum?” sorusunun en basit yanıtı idrar renginde yatıyor. Su gibi berrak bir idrar yeterince su içtiğinize, koyu sarı, kahverengiye çalan bir idrar ise susuz kaldığınıza işaret ediyor.
- Suyu soğuk değil, ılık; ayakta değil, oturarak içmeniz tavsiye ediliyor.
- Koca bir bardak suyu birden mideye indirmek de doğru değil. Suyu yudum yudum –azar azar- içmeniz daha akılcı.
- Uykudan hemen önce ve uyandıktan sonra bir bardak su içmeyi unutmayın.
- Suyu yemeklerde değil, yemeklerden önce veya sonra içmeye bakın.
Son bir rica: Sokak hayvanlarının da bu sıcak günlerde suya ihtiyaçları artıyor. Kapınızın önüne içi su dolu bir kap bırakmayı lütfen unutmayın.

Osman Müftüoğlu



  Alıntı ile Cevapla
Alt 19/07/2017, 23:19   #1032
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

“Birbirimizi anlayamayacağımız
korkusuyla, sözcükleri gereğinden çok
fazla kullanıyoruz.
Konuşmamanın , iletişim kurmayı
reddetme anlamına çekilmesinden,
kabalık olarak görülmesinden
korkuyoruz.
Ayrıca çok fazla konuşuyoruz.
Sessizlik bizi ürkütüyor.
Sessizliği denetleyemiyoruz.
Oysa sessizlikte, sezinlediğimiz ama tanımadığımız dürtülerin, özgürlüğün ve gelişigüzelliğin son noktası saklıdır.”

Cehenneme Övgü,
Gündüz Vassaf ...



  Alıntı ile Cevapla
Alt 21/07/2017, 23:34   #1033
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

Kızımız Destina dans kariyeri yapıyor.
Dans dediğimizde ne tür diye soruluyor.
Pop, hip hop, jazz, street jazz, klasik müzik, jazz funk, urban, Afrikan, bale, modern dans her birine ömür veriliyor.
Koreografi, bir beste gibi nota nota, adım adım yaratılan, günler, geceler, aylar, bazen yıllar verilen bir yaratıcı uğraş.
Kızım dans ediyor olmasa, ne zorluğunu ne de nasıl o ana gelindiğini bilebilirdim.
3 dakikalık bir dans için Sharmila Dance okulunda aylarca çalıştıklarını gördükçe emeğe ilgim de, saygım da arttı.
Destina ve hocası Sharmila Kamte sağ olsun, dünyanın isim yapmış dans hocalarını, dansçılarını da öğrenip takip eder olduk ailecek. Gün geliyor, bir şarkıyı sırf yapılan koreografi yüzünden mıhlanmış şekilde dinlerken buluyorum kendimi.
Gün geliyor, yine sırf dans ve koreografi sayesinde o şarkıyla tanışıyorum.

Katy Perry

Katy Perry, Swish Swish diye bir şarkı patlatmış.
Hayli pop, dans ettiren, tam bir Katy Perry şarkısı.
Swish Swish ile ben, Yanis Marshall sayesinde tanıştım.
Önce müziği duymadım. Yanis Marshall, Swish Swish için bir koreografi yapmış, Destina bana onu izletti.
Ben Yanis’in koreografisine vurulunca müziği de dilime doladım.

Kimdir Yanis Marshall

2014 Britain’s Got Talent’ın finalisti. Cirque du Soleil’in Zumanity Show’unun koreografı. Topuklularla dans eden, fenomen bir dans koreografı. Ariana Grande, Beyonce gibi ünlülere çalışıyor, dünyayı turlayarak topuklularla dans dersleri veriyor.
Destina hem Dubai’de, hem New York Broadway Dance Center’da Yanis’ten çok kez ders aldı. Topuklularla dans koreografisi konusunda ilk ve öncü olan iki kişiden biri (Öteki de Jonte)...
Şimdi gelelim olaya.
Katy Perry, Yanis’en Swish Swish şarkısına yaptığı koreografi videosunu isteyip, konsere topuklularla dans etmeye “çalışan” dansçılarla ve kötü kopyalanmış bir koreografiyle çıkıyor.
Fikir hırsızlığı var yani.
Yanis Marshall da Instagram hesabından özetini geçeceğim şu paylaşımda bulunuyor: “Katy Perry ve ekibi ayıp ettiniz. Bana ve Jonte’ye hakkımızı teslim edebilirdiniz. Referans verip esinlendiğinizi belirtebilirdiniz. Ne hissettiğimi biliyorsunuz. Hem ben topuklularla dans ederken, bu arkadaşlar gibi bir yerlere tutunmaya da ihtiyaç duymuyorum.”
Paylaşım tabii ki olay oldu ve Yanis üstüne bir de “integrity” kelimesini ve tanımını paylaştı.
Yani, “dürüstlük, doğruluk, adillik”...

O zaman dans

Yanis’in duruşu da söylemi de çok hoşuma gitti.
Ağır bir haksızlıktır fikrin çalınması. Emeğinin çalınması, kopyalanması çok incitici. Dahası bu bir suç.
“Esinlendim” veya “ilham aldım” demek, hak teslim edip adil olmak, teşekkür etmek hem basit, hem asil, hem de doğru olan.
İzin istemek, saygı demek.
Bunların bütünü erdemli olmak demek.
Bunu yazacağım dediğimde Destina şaşırdı. “İnsanın hakkını araması doğal değil mi, nesini yazacaksın?” dedi.
Doğal tabii, dedim.
Tam da bu yüzden yazacağım.
Metallica’nın “And Justice for All” (Herkese Adalet) şarkısı şerefine yazacağım dedim.
Yazdım.
Yonca
“o zaman dans”



Yonca Tokbaş - Hürriyet



  Alıntı ile Cevapla
Alt 24/07/2017, 23:17   #1034
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

"Dökülenlerini topla. Bütün bir geçmişini uydurduğun o doğumla yüzleş! Yüz yıl daha yaşasan, yine yalnızsın! Yüz kez daha kandırır hayat seni! Sırtındaki izler, Ve bu vakitsiz anlar öpülmek istemiyorlar! Bir ses karnında, aklında, tüm vücudunda, Yakınsın o anne kokusuyla uyandığın rüyaya.
En azından deyip, kandırılmaktan öte değilse de bu,
Mutlusun, yalandan da olsa,
En azından yaşıyor gibi yapıyorken…
Şimdi gülümse bir an…"



  Alıntı ile Cevapla
Alt 26/07/2017, 09:58   #1035
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 29.111
Konular: 7142
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4562
Beğendikleri : 6862
REP Gücü : 34
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Hayal kurmak bazen acı verse de kurarız istemeden. Bazen mutlu eder bile bile kurarız. Bazen düşününce hayal kurmak boş vakittir vakit kaybıdır aslında. Hayal kurmak ilk aşama; eyleme geçmek ve sürdürmek ise ikinci aşama şeklinde düşünebiliriz. Pek çok insan harekete geçmek için ideal koşulların oluşmasını bekler. İstisnai durumlar elbette olacaktır; ama ben doğru zamanı beklemeye pek inanmam, doğru zaman harekete geçtiğiniz zamandır. Evren eylemleri önemser. yani demem oki hayallerin peşinden gidelim. İstediğimiz her şeyin peşinden koşalım vakit kaybetmeden. Sonra çok geç olabilir. Tren kaçabilir. Hayal ettiğimiz çok istediğimiz bir şey ise mutlaka harekete geçelim hemen. hayal ederken zaman kaybederiz aslında. Olacaksa peşinden koşmalıdır. Olmayacak hayaller ise kurulmamalıdır. Boşa vakit harcanmamalıdır. Olmayacak hayaller örneğin bir cücenin prensesle evlenmesi gibi. tabi kader kısmet her şey yine ama yinede olumlu düşünmek en güzeli. Boş hayaller insana elemden başka şey vermez. Elimizdekinin değerini bilmek en güzelidir aslında. Yinede elimizde olmadan hayal kurarız. Hepimizin hayalleri vardır. olumlu hayaller dileğiyle

Alıntı



  Alıntı ile Cevapla
Alt 27/07/2017, 01:00   #1036
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

Üzülme!..
Dert etme can!..
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan......
Ne mutlu sana!..
...Elinde olmayanları söyleme bana...
......Elinde olanlardan bahset can!…
Üzülme!..
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?.....
Gidenler dönmeyecek mi?..
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede..
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış...
Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta...
Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?..
“Hüzün olgunlaştırır” ...
“Kaybetmek sabrı öğretir”.
MEVLANA



  Alıntı ile Cevapla
Alt 28/07/2017, 09:28   #1037
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 29.111
Konular: 7142
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4562
Beğendikleri : 6862
REP Gücü : 34
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Sur Dibinde Kıvırcık,Kuş Dilinde Pıtırcık,Yaz Gününde Bürümcüktür Yaşam


Dün yine dilimde şarkılarla çıktım evden. Hava kapalıymış, soğukmuş ne gam. içimde lunapark, karınca yuvasına basmamaya özen göstererek geçtim toprak yoldan. şarkımın makamı değişti, az daha göbek atacaktım. Derin derin çektim içime kışın kokusunu, şöyle bir gerindim.

Bir parka girdim sonra, mutlu mutlu yürüdüm gülümseyerek. ilerde, bir bankın üstünde kendimi gördüm. Oturmuş düşünceli düşünceli sigara içiyordum. Yanıma yaklaştım.

- Oturabilir miyim? dedim. Bana hiç bakmadan başını salladı.
- Ne düşünüyorsun? diye sordum.
- Karışık, sen anlamazsın, dedi önüne bakarak. Son bir nefes çekip, "Çok karışık..." diye dumanları savurdu ağzından...
- Her zaman bir çözüm yolu vardır, dedim.
- Ukalâ, dedi. Hayatım boyunca hiç derin düşündün mü sen? Hiç korktun mu? Tasalandın mı? Riskleri hesap edip planlar kurdun mu? Senin için hava hoş. Dilinde şarkılar, deli başında bahar,vur patlasın çal oynasın. Nasıl böyle iyimser olabiliyorsun?"
- İşim bu, dedim.

İlk kez dönüp baktı yüzüme, gözlerimin ta içine. Ne mutlu, gözlerimi kaçırmadım kendimden.

- Yaşam nedir sence? dedi.
- Şu andır işte, dedim. Yani nasıl diyeyim, sur dibinde kıvırcık, kuş dilinde pütürcük, yaz gününde bürümcük. Evet evet tam olarak budur yaşam.
- Bu kadar basit öyle mi? dedi.
- Öyle, dedim.
- Peki benim de senin gibi olmamı ister misin? diye sordu.
- Sakın haa! diye bağırmışım. Sen benim gibi olursan, nerede durmamız gerektiğini kim söyleyecek bize, kim riskleri hesap edip plan kuracak? Kim korkacak, kim kızacak, kim derin düşünecek ve kim ağlayacak insan gibi? Senin de işin bu...
- Demek ömür boyu ben böyle kalacağım, sense gülüp eğleneceksin,dedi.
- Üzülme, dedim. Ben hep yanında olacağım. Sen kederlendiğinde sırtına vurup, "hadii boş ver, sur dibinde kıvırcık, kuş dilinde pütürcük, yaz gününde bürümcüktür yaşamak." diyeceğim. En çaresiz anında omzunda omzumu bulacaksın. Ve sen, sen sevgili ben, ben hiçbir şeyden habersiz lay lay
lom düşerken hatalara, uçurumların kenarında kaygısızca seksek oynarken, yetişip tutacaksın kolumdan.

O ilk kez tebessüm etti ve ilk kez gözlerim doldu benim. Sarıldım boynuma.
- İyi ki varsın, dedi. Ellerimle ellerimi tuttu sıkıca.
- İyi ki varsın, dedim. Ve işte böylece barıştım kendimle.

Kalkıp hoplaya zıplaya yoluma gitmeden önce yüzüne baktım, gözlerinin ta içine. Ne mutlu gözlerimi kaçırmadım kendimden

Alıntı



  Alıntı ile Cevapla
Alt 28/07/2017, 22:33   #1038
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

Bahçeye çıkarak konferans salonuna yöneldim. Sessizce kapıyı açıp içeride bir koltuğa sıvıştım. Önümde iki üç kişi vardı. Veronica Whitehorse’un yönettiği bir tiyatro olacaktı. Romeo ve Juliet’i yine yönetmek için sabırsızlanıyordu. 3 yıldır bu okuldaydım ve 2 yılı çok başarılı bir tiyatroyla bitirmişti. Bu yıl yeniden hazırlanıyordu ve Romeo’yu yine Robert oynayacaktı. Kalp atışlarım hızlanırken geçen yılın iki Juliet’i sahneye çıktı. Not defterimi tam açıp çalışacaktım ki ‘’Sıradaki’’ sözünü duyunca ayaklarım kendiliğinden sahneye yürümeye başladı.
‘’Viola Sommers. 3.sınıftayım.Tiyatro ödüllerim var. –Anaokulunda ve kulüpte herkese verilen broşlar(!)- 2 kez Juliet’i oynadım. Katılmayı düşünmüyordum ama ayaklarım beni buraya getirdi. Bir şans verirsen çalışıp tekrar karşına çıkabilirim.’’
‘’Bana şu bilinen şiiri söyle.’’ Uzun zamandır ezberimde olan şiiri okumak için derin bir nefes alırken kapı açıldı ve içeri Robert girdi. Elim ayağıma dolanmıştı. Bir an düşeceğimi sandım ama tırnağımı elime geçirdim ve kendime gelip gözlerimi kapattım. Tekrar derin bir nefes…
‘’ yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
işte, bunun için korkuyorum;
beni de sevdiğini söylüyorsun...’’



  Alıntı ile Cevapla
Alt 31/07/2017, 09:53   #1039
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 29.111
Konular: 7142
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4562
Beğendikleri : 6862
REP Gücü : 34
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Bir Hikaye
-

'Anne-baba, San Francisco'dayım... Artık eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum; yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum...'

'Memnuniyetle oğlum, onunla biz de tanışmak isteriz.'

'Fakat bilmeniz gereken bir şey var... O, savaşta ağır yaralandı... Bir mayına bastı ve bir koluyla bir ayağını kaybetti... Onun şimdi gidecek hiçbir yeri yok... Bu yüzden gelip bizimle kalmasını istiyorum...'

'Bunu duyduğumuza üzüldük oğlum. Belki elbirliğiyle onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz...'

'Hayır anne, baba... Lütfen... Onun bizimle yaşamasını istiyorum...'

'Oğlum' dedi babası... 'Sen, bizden ne istediğini bilmiyorsun... Onun gibi bir özürlü bize korkunç bir yük olur. Bizim kendimize ait bir hayatımız var ve bunun gibi birşeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz...
Bence hemen bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. kendi başının çaresine bakacaktır...'

Oğul o anda telefonu kapattı. Ve ailesi ondan, birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon gelinceye kadar haber alamadı...

Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrenir öğrenmez, hemen San Francisco'ya uçtular ve bu olayın kaza değil intihar olduğuna inanan polisler tarafından, cesedi tespit etmeleri için şehir morguna götürüldüler...

Üzüntülü ana baba morgta kendilerine gösterilen evlatlarını tanıdılar ama bu sırada bilmedikleri birşeyi daha öğrenip dehşete düştüler;

Kendi oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı!.

Alıntı



  Alıntı ile Cevapla
Alt 01/08/2017, 00:08   #1040
Durumu:
Çevrimdışı
..Boşver gitsin..
Üyelik tarihi: May 2014
Üye No: 194
Bulunduğu yer: Köyden.
Mesajlar: 21.881
Konular: 3987
İlişki Durumu : Yaw he he.. !
Aldiği Teşekkürler: 8686
Beğendikleri : 8342
REP Gücü : 50
REP Puanı : 140
Ruh Halim: huysuz2
Burcu:
Takımı:
Standart

Merhaba,ben kadın;
Hani Tanrı erkeğin kaburga kemiğinden yarattığı,sözde eşit olup ama eşit davranılmayan canlı.
Kaç kardeşsiniz sorusu sorulduğunda ' "2" tane birde kız var' cevabına layık olan,evde yemek yok diye dayakla öldürülen,sokakta tecavüze uğrayan,başlık parası için 80 yaşındaki adamla evlendirilen kadın. Ben kadınım, anne olan,hani cennetin sözde ayaklarının altında olduğu fakat ayaklar altına alınan canlı...



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
günün , yazısı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Forum Hakkında Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Hit Sayacı:  

5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; Vazgecmem.Net olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından Vazgecmem.Net sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için bu bağlantı ie iletişime geçebilirsiniz bu çevrede, Vazgecmem.Net yönetimi en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.