Vazgecmem.NET

Anasayfa Yönetim Forum Kurallarımız Bize Ulaşın
Go Back   Vazgecmem.NET >
Vazgecmem.Net ~Aşk & Sevgi~
> Hikayeler
Vazgecmem.NET @ Facebook Hayran Sayfası

Hikayeler Sizi sizden alan gerçek hikayeler



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Karışık Hikayeler
Konudaki Cevap Sayısı
157
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
3763

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11/02/2016, 15:38   #151
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 27.969
Konular: 6551
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4469
Beğendikleri : 6739
REP Gücü : 31
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart



Hiç' yazan tabloya bakarken aklıma Nasreddin Hoca'nın hikayesi geldi. Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “hiç kimseyim.”
Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce,
sormuş Hoca: “Sen kimsin?”
“Mutasarrıf”ım demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam...
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç.” demiş.
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca.
Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
‘hiçlik makamı’ında...

Şahmeran bunu beğendi.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 11/02/2016, 15:40   #152
Durumu:
Çevrimdışı
Allah de Ötesini Bırak.
Üyelik tarihi: Jun 2015
Üye No: 1900
Mesajlar: 1.205
Konular: 1
İlişki Durumu : Karmaşık
Aldiği Teşekkürler: 549
Beğendikleri : 495
REP Gücü : 4
REP Puanı : 108
Burcu:
Takımı:
Standart

Süper çok doğru.
Beğendim bu yazıyı @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Mina bunu beğendi.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 11/02/2016, 15:43   #153
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 27.969
Konular: 6551
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4469
Beğendikleri : 6739
REP Gücü : 31
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Alıntı:
Şahmeran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Süper çok doğru.
Beğendim bu yazıyı @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Beğenmene çok sevindim ne kadar doğru değilmi hayatımız boyunca ugrastıgımız didindiğimiz ne varsa bir yerden sonra dönüp bakınca kocaman Hiç oluyor

Şahmeran bunu beğendi.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 11/02/2016, 15:45   #154
Durumu:
Çevrimdışı
Allah de Ötesini Bırak.
Üyelik tarihi: Jun 2015
Üye No: 1900
Mesajlar: 1.205
Konular: 1
İlişki Durumu : Karmaşık
Aldiği Teşekkürler: 549
Beğendikleri : 495
REP Gücü : 4
REP Puanı : 108
Burcu:
Takımı:
Standart

Boş her şey gibi anlamlı bir yazı anlayabilene tabi yada örnek çıkarabilene

Mina bunu beğendi.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 12/11/2016, 18:31   #155
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 27.969
Konular: 6551
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4469
Beğendikleri : 6739
REP Gücü : 31
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Bir Hint Masalı

Kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır.
Büyücünün biri; fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür.
Ve der ki;
‘Sen cesaretsiz ve korkak birisin.
Sende sadece bir farenin yüreği var.
O yüzden ben sana yardım edemem.’
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor:
‘İnsanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, yaşının kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.



  Alıntı ile Cevapla
Alt 25/02/2017, 12:00   #156
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 27.969
Konular: 6551
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4469
Beğendikleri : 6739
REP Gücü : 31
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Hikaye bu ya;
Bir gün bir kırlangıç
Gider
Ve bir adamın penceresine konar
Gagasıyala tıklatır pencereyi
Ve adam pencereyi acıp sorar
“ne var?” diye
“biliyorum” der kırlangıç,
“sana garip gelecek ama , müsaade edersen eğer
seninle kalabilirmiyim?”
“niye ki” der adam
“uzun zamandır izliyorum seni,
evine kimse girip çıkmıyor.
Anlaşılan ne eşin, ne dostun, ne de arkdaşın var.
Beni içeri al,
İster bir kafese koy
İster avucuna alıp sev
Ne olur bundan sonra seninle kalayım”
Der kırlangıç.
Evet yaşlı adam kırlangıcı kabul etmez,,
Kırlangıç ısrar etsede kabul edilmez.
Büyük bir üzüntüyle uçar gider
Aradan 6 ay geçer,,
Kırlangıçlar yeniden gelmeye başlar.
Yaşlı adam,pişmanlık ve üzüntü içinde,,
Kırlangıcı beklemeye başlar.
Ama ne yazıkki kırlangıç dönmez,
Diğer kırlangıçlara sorar.
Benim dostum bir kırlangıç vardı
O neden gelmedi der.Kırlangıçlar cevap verir,,
Sen bilmezmisin be amca,
Kırlangiçların ömrü 6 aydır.
Hayatta bazı fırsatlar vardır,
sadece bir kez elinize geçer ve değerlendiremezseniz uçup gider.
Hayatta bazı insanlar vardır, sadece bir kez karşınıza çıkar,
değerini bilemezseniz kaçıp giderler.
Ve asla geri gelmezler.
Dikkatli olun…
Farkında olun… ve bir düşünün bakalım:
-Acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovdunuz?



  Alıntı ile Cevapla
Alt 27/02/2017, 11:20   #157
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 27.969
Konular: 6551
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4469
Beğendikleri : 6739
REP Gücü : 31
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan'ın CEO'su James Dimon'un, zengin koca avcısı bir kızın kendisine attığı bir e-mail'e verdiği cevap…
“Sayın Morgan, Sizinle dürüst olacağım…
Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim.
Yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.
Aç gözlü olduğumu düşünebilirsiniz fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor.
Çok şey istemiyorum.
Bu sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan biri var mı? Hepiniz evli misiniz? Sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek? Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu.
Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil.
Size alçak gönüllülükle soruyorum:
1) Zengin bekarlar nerede takılır? (Lütfen bar, restaurant, spor salonu, kulüp, vs… gibi mekanların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız.)
2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?
3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Bir kaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebiliyorlar.
4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz?
Benim hedefim evlenmek. Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?
Bayan Güzel” Cevap: “Sevgili Bayan Güzel, Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum.Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız var.Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin.Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
Bir iş adamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir.
Nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin… Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey “güzellik” ile “para” ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.
Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek. Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz.
Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız.
Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.
Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için “takas pozisyonu” diyebiliriz, “satın al ve bekle” değil.
Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim.
Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir.
Şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.Bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz?
Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz.
Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz.Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek…
Kolay gelsin. J.P. Morgan



  Alıntı ile Cevapla
Alt 23/04/2017, 13:37   #158
Durumu:
Çevrimdışı
Hak De
Sabır De
Üyelik tarihi: Aug 2014
Üye No: 425
Bulunduğu yer: Kendi İçimde
Mesajlar: 27.969
Konular: 6551
İlişki Durumu : ...
Aldiği Teşekkürler: 4469
Beğendikleri : 6739
REP Gücü : 31
REP Puanı : 138
Ruh Halim: Ruhsuz
Burcu:
Takımı:
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Hikâyeye göre günün birinde Franz Kafka, olağan yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş.
Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş ve ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. Bebeği bulamaması üzerine Kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış ve buluştuklarında kendisine okumuş:
“Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” Bu birçok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş.
Derken gün gelmiş, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız, aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: “yolculuğum beni çok değiştirdi.”
Uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. Kısaca şöyle yazmaktadır: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.”



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dürüstlük


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Forum Hakkında Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Hit Sayacı:  

5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; Vazgecmem.Net olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından Vazgecmem.Net sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için bu bağlantı ie iletişime geçebilirsiniz bu çevrede, Vazgecmem.Net yönetimi en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.