Vazgecmem.NET

Anasayfa Yönetim Forum Kurallarımız Bize Ulaşın
Go Back   Vazgecmem.NET >
Vazgecmem.Net ~Aşk & Sevgi~
> Şiirler > Ünlü Şairlerden Şiirler
Vazgecmem.NET @ Facebook Hayran Sayfası



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Turgut Uyar Şiirleri Sözleri
Konudaki Cevap Sayısı
53
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
202

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 18/04/2017, 15:25   #51
Durumu:
Çevrimiçi
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 20.860
Konular: 5013
İlişki Durumu : Evli
Aldiği Teşekkürler: 5613
Beğendikleri : 5550
REP Gücü : 25
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart







Göğe Bakma Durağı



İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım



Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım



Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım



  Alıntı ile Cevapla
Alt 18/04/2017, 15:41   #52
Durumu:
Çevrimiçi
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 20.860
Konular: 5013
İlişki Durumu : Evli
Aldiği Teşekkürler: 5613
Beğendikleri : 5550
REP Gücü : 25
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Büyük Kavrulmuş

Büyük, kavrulmuş soy kırlar gelir aklıma hep, hep
tükenince insan dayanıklığım

Ağır bakır kalkanlarımızla, demir kargılarımızla döğüşüp
döğüşüp geri çekilince
Yorgun kollarımın en genç bir yerlerinde bir kan şeritleri
akmaya ince ince
Başlar yeni sulara kadar, hızla zamana, körlüğe, kötülüğe kutsal
tutsaklığım

Nedir senden başka kurtardığmız bu dengesiz savaştan, bu
yağmadan nedir
Senden gayrı, ey, bir içimi genç ormanları yüzyıllığa büyüten
diri su, senden
Eskimeden, küçülmeden; mutluluktan, gözlgürlükten, kuşakları
birbirine düğümleyen
Bu kadını, bir sesi, bir suçu, bir şeyi en ço o şey yapan güç
yalnız sendedir.

Seni arayan sular, seni kışlar, seni adamlar, seni sonunda
bozulmuş ordularım
Sanki ay dökülür diri balıklara, sanki gümüş şeyleri güneşler
güneşler ışıtır
Yorgun kuşamlarımla, kanlarımla, gelirim, uzanır senin sabahlı
gecene yatarım

Bu donattığım savaş gemileri sana, dokuttuğum bu vurucu
ipekliler seni anlatır
Bu senin içindir, sabah ormanlarına, dağlara , balıklı göllere
açılan balkonlarım
Sen olmasan, yeryüzünde bu ağaçları, suları, bu büyük
kayaları bekletecek ne vardı.



  Alıntı ile Cevapla
Alt 18/04/2017, 15:45   #53
Durumu:
Çevrimiçi
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 20.860
Konular: 5013
İlişki Durumu : Evli
Aldiği Teşekkürler: 5613
Beğendikleri : 5550
REP Gücü : 25
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Yeşil Badanada Kurtulmak

b o z g u n
sanki döşenmiş odalarda akşam güneşleri
öyle soğuk öyle kış günü.
yalancı inciden gerdanlıkları öyle kırık
öyle sulardan çayırlardan uzak öyle darmadağın
öyle namussuz öyle anasının gözü,
öyle bellediğim öyle kovduğum kırıp dökemediğim
vaktimin ortasına giren bu karanlık resim
dağda bozulup kalmış köhne otobüslere benzeyen
öyle tutkusuz öyle isteksiz öyle zifir şaşılır.

duramıyorum hemen sokağa çıkıyorum
ağaçlara kuşlara kağıthelvacılara çıkıyorum,
çakıltaşları renkli cam kırıkları kilit parçaları,
kuzuların sevip sevip yediği otlardan topluyorum
kuzulara vereceğimden değil, yok değil,
böyle çocukların sevdiği işler yapmak pek hoşuma gidiyor
ya da evde kalıp kocaman kalçalı kadın resimleri yapıyorum
o da hoşuma gidiyor.

terliksiz kadınlar korosu

bizim çıplak topuklarımızmozayıkların üstünde ya
durmuyoruz günaşırı duvarlarımızı yeşille maviyle
badana ediyoruz
durmuyoruz dünyayı yeniliyoruz
bir koltuğu oradan alıp öteye yerleştiriyoruz
pencerenin yerini değiştiriyoruz
halıları temizliyoruz, yemekler pişiriyoruz
soğuk sularla yıkıyoruz ayaklarımızı kollarımızı
boynumuzu
işimiz bitiyor, oturup sevilmeyi bekliyoruz
onlar o zaman geliyor...

k u r t u l m a y a h a z ı r l ı k

gittim kitapçılarda gazeteleri, dergileri karıştırdım
kırmızı beyaz yollu tentelerin altına serilmiş
bir dergide bir şiir okudum sevdim, – insan öpmeli, sevmeli sonra bol sularda yıkanmalı diyordu.
nasıl.
güzel, güzel resimler vardı.
baktım ışıdım.
degas’ın bir kadını, belli öpülmüş sevilmiş kandırılmış,
ama, sonra da yıkanmış bursa havluları ile kurulanıyordu.
öyle bir sevdim, içim bile gıcıklanmadı.
bir kalabalık bir kalabalık deniz gibi.
durdum evlerin katlarını saydım.
beş – altı – yedi.
her katta bir kadın bir erkek aklıma geldi.
ama öyle dümdüz değil. bildiğimiz gibi değil öyle.
başka türlü geldi.
sosis kokuları, bira kokuları, kavun kokuları geldi.
kavun kokuları geldi, tütün, lavanta kokuları geldi.
ah derim ne derseniz deyin ben işimi bilirim.
artık birçok şeylere hazırım. ölümden ötede.
bir başka sefer gidip sinemaların girişlerine duracağım, önce tabanca bıçak dövüşen sonra sevişen kadın erkek resimlerine bakacağım. uzun uzun.
sonra dalacağım kalabalığa.
ya hep bildiğimiz o yere gideceğim.
günüme göre
ya da yolüstü bir kahveye oturup orta şekerli bir kahve içeceğim
ne derseniz deyin ardımdan.

y e ş i l b a d a n a d a k u r t u l m a k

kapıyı açtım mutsuz değildim geldim
yorgun olmalıydım dövüşmüş olmalıydım
öyle değilim ama bırak öyle belliyeyim
önce oranı gördüm önce orandan öpeceğim
önce orandan başka yerden değil.
yolda beygirler için balya balya ot taşıyan kamyonlar gördüm.
bak sana renkli renkli camlar getirdim
bak sana akşam gazeteleri getirdim
yedi katlı evlerin balkonların şenliğini getirdim
o haylaz kalabalığın varagele yaşamasını
al sana ışıkların yakıldığı vakti getirdim.

terliksiz kadınlar korosu

yaşamanın bu türlüsünü en güzel belledik,
çıplak topuklarımız üşümüş ya aldırmayın
bir ayna verin saçlarımıza bakalım,
çocuklarımızı kurdelelerle süsleyelim,
pembe yanaklarını kokulu sabunlarla ovalım,
oramı öp oramı biraz daha sevmeliyim artık
gel birlikte aradığımız şeyleri bulalım.




Konu Katre tarafından (18/04/2017 Saat 15:50 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 19/04/2017, 13:01   #54
Durumu:
Çevrimiçi
Yalnızlığa alışınca, herkes fazlalık gelir.
Üyelik tarihi: Apr 2014
Üye No: 11
Bulunduğu yer: BermudaŞeytanÜçgeni
Mesajlar: 20.860
Konular: 5013
İlişki Durumu : Evli
Aldiği Teşekkürler: 5613
Beğendikleri : 5550
REP Gücü : 25
REP Puanı : 176
Burcu:
Takımı:
İsim: Gece
Standart

Ölümlü Yaşamaya Hergünkü Çağrı

İnce Zincir

Herif düpedüz beni aldattı
Yalnız beni mi ya hepimizi
Ense tıraşı uzamıştı inandım
Günlerden cumartesiydi iyi buldum
Bir ben yoktum başka herşey vardı
Dedim ki kendini hatırlar arada bir
Bir selâm versem bütün ışıkları yanar gözbebeklerimin
Kopmuş gemilerimi birer birer rıhtıma bağlar
Merhaba dedim yüzüme baktı
Çektim herifi vurdum.

Halbuki sarhoş olsaydım vurmazdım
Adamakıllı ağlasaydım yahut
Mavi tulumbalar gibi
Bir ışık boydan boya yolu donattı
Ortada ben yoktum şaşırdım
Paltosu eskiydi sevindim
Merhaba dedim yüzüme baktı
Cebinde gazeteleri vardı
Çektim herifi bir daha vurdum

Adamın kanı aktı şaşırdım
Dünya öyle güzel ki
Sevişmek var ölmek var
İç çekmeleri var şaraplarla
Bir kadının oh demesi var içinden
Koptuğu yerden başlamak
Yaşamak için herşey
Merhaba dedim yüzüme baktı
Çektim herifi vurdum

Işığın Boğulduğu

Bu adamın (benim yani) aklında dumanı tüten çorbalar vardı
Üç beş kişi hatırlıyordu biri kendisi
Kendi elini üç defa öptü başına götürdü
Saçlarını düzeltti kravatının düğümünü çekti
Sislerin kötümser kokusunun ben bile duyuyordum
Sokaklar meydanlar tüm boş tüm zehir kabalıkta
Gümüş bukağılar vurulmuş bir beygir ikide bir uykusunu
bölüyor.

bir bağırsa sesi bütün sokaklara yeter biliyorum
Beni bu işe katmayın
Ben durur şuracıkta geleni geçeni aydınlatırım
Gece böceklerini büyütüp gönenirim
Bu işi sevgiyle öptüm başıma kodum

Rahat Ayrılıklar İçin Giriş

sosisli sandeviçlerin en seçmesi sizin için
hardallar ve denizaşırı bitkileri
gönlünüze göre aygın baygın ezgiler
inanmışlığınız, sevinmişliğiniz, uygunluğunuz
bir adamın bakışı size
bir kadının kalçalarını oynatması size
gök mavi oldumuydu sizin içindir
aşkolsun size
sizden utanıyorum özür dilerim
gelecek günlere başsağlığı dilerim

Artık bütün iş buluttaydı anlıyorsunuz.Üstelik onların söyledikleri beni hiç ilgilendirmiyordu.Ama doğrusu bulutun neler söyleyeceğini merak ediyordum.Bir bildiği var gibiydi.Polis ona baktı söyledi sonunda

Ölümlü Yaşamaya Övgü

herkesin aşkının bir parça azımsandığı yerde
ben üç kişi biliyorum
ben bir ekmekle tuz biliyorum
bir de aşk biliyorum (Dedi)

benim işim gece gündüz gökyüzünde durmaktır
meryem oğlu İsa'nın ballandıra ballandıra anlattığı yerdeyim
köhne ama güneşli sokaklara bayılıyorum
şarkıların adam öldürmek için yettiği kenar sokaklara
meymenet sokağı böyle bir sokaktır
29 Ekim bayramında gider üstünde dolanırım
14 Temmuz gecesi ne yapar yapar Van Gogh'un cümbüşüne
giderim

Yıldızlı yüzler hava fişekleri dereler gibi akıp giden sevgi
Ezberlediğim esenlikleri sonra bir bir anarım
Ezberlediğim dudakları sonra bir bir anarım
Bu bir adamın türküsüdür
Bu adamın türküsü nedir bilmiyorum
Bu adamda türküsünü bilmiyor
Unutulmamış sanırım yeniden hep yeniden yaratacak
İşte siz de buradasınız ben de buradayım
Gökyüzünde parça parça bir yağmur varsa
İstekli parmaklarında uysal bir mermer varsa
Elleriyle birlikte bir kadının yanında yatıyorsa
Kan varsa ortada çizgiler kırılıyorsa
Her nerede salkım saçak bir ateş yanıyorsa
Her nerede vakit sabaha karşıysa
Bu adam orada var.

Oturdum Her Kopuğu Düğümledim

Çoktandır herşeyim uzakta
Vakitli vakitsiz aynalara bakıyorum
Dönüyorum bir daha bakıyorum
Bir kadın gelse ayaklarıma kapansa ölse
Daha önce yitirdiğim bir vakit aklıma geliyor
Dönüyorum bir daha bakıyorum
Örneğin defneler parkta yanut lâz kirazları
Güneş vurmuş çıplak sokaklar kat kat evler
Duvarlara oyulmuş kadersiz heykellerin patlak gözleri
Su kurbalağaları gelip geçen bir çizgi gözlerimden ince
Bana birşeyler hatırlatmaya uğraşıyorlar
Ama hatırlar mıyım benim aklım var
Öyle birşey yok elbet hatırlamam
Lâz kirazının da kırmızı balıkların da çabası boşuna
Ne varsa şurada var diyorum
Dönüyorum oraya bir daha bakıyorum
Sanıyorum ben yanında değilken dalgınken yahut
Yahut sevişmezken yahut ölürken
Dünya kalleşçe değişiyor uzaklaşıyor
Namussuzca kaçıyor
Ya onu tutuyorum ya ardından koşuyorum telâşla
İşte ya öyle sanıyorum şaşarsınız

Sonuç İçin Giriş

Bizim mavi giyimlerle güneşlendiğimiz yerde
Dişlerimizin arasında bir çöple güneşlendiğimiz yerde
Ne insan tükenir ne gökyüzü
Bir çift al beygirin bir kupa geçtiğinde
Ya da yaseminler satılan bir köşebaşında akşamüzeri
Yoğun duygularla evrenle karşı karşıya
Kan çirkin değil

Sonuç

Ben insanım bu kaygılarım da geçer
Yalan söyledim geçmez değişir
Her gelen gün üşenmeden bir daha yeniler beni
Bugün vurduğum adam
Yarın boğulduğum deniz
Utanmam sevinirim tek başıma
Utanmam sevinirim.



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
büyüksaat , turgutuyar , turgutuyarsözleri , turgutuyarşiirleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Forum Hakkında Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Hit Sayacı:  

5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; Vazgecmem.Net olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından Vazgecmem.Net sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için bu bağlantı ie iletişime geçebilirsiniz bu çevrede, Vazgecmem.Net yönetimi en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.